2 Mart 2018 Cuma

Dominant ve iz bırakanlar, hızlı düşünüyor

Nilüfer Belediyesi, Bursa Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri Derneği ile birlikte Olgun Gençlik Merkezi üyelerine “Kendini tanı, ilişkilerini yönet’ eğitimi verildi. Eğitimde katılımcılar vücut dilinin önemini de öğrendi. 



Bursa’da 55 yaş ve üstü vatandaşların buluşma noktası haline gelen Nilüfer Belediyesi Olgun Gençlik Merkezi'nde, farklı konularda verilen eğitimler devam ediyor. Nilüfer Belediyesi ile Bursa Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri Derneği iş birliğinde işletme koçu Hepşen Erginakın’ın eğitmenliğinde “Kendini tanı, ilişkileri yönet eğitimi verildi. Eğitime Olgun Gençlik Merkezi üyelerinin yanı sıra Bursa Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Zerrin Özgüle de katıldı.

Dr. William Moulton Marston tarafından geliştirilen DISC davranış profili üzerinden kişilerin kendilerini tanımalarıyla ilgili sunum yapan Hepşen Erginakın, insan ve iletişimin önemine dikkat çekti. Erginakın, “İnsanlarda sağ beyin ve sol beyin öğrenmeye destek veren iki türlü düşünme mekanizmamız var. Sağ beyin tamamen sanat, müzik, yaratıcılık ve duygular odaklı bakıyor, sol beyin ise matematik, kelimeler, süreç ve detaylarla ilgileniyor. Bazı insanlar küçüklükten itibaren sol beyinle hareket ederken bazıları ise sağ beyinle hareket ediyor. Etkili iletişimde kelimelerin yüzde 7, sesin yüzde 38, vücut dilinin de yüzde 55 etkisi vardır. Vücut dili diğer hepsinden daha etkilidir. Çünkü insanlar ilk karşılaştıklarında önce görünüşlerine göre puan veriyorlar. Hal böyleyken vücut dilinin bizim imajımızda bu kadar çok etkisi varken önce kendimizi tanımamız gerekiyor” dedi.  

İnsanların dört davranış modeliyle ayrıldığını söyleyen Hepşen Erginakın, “Çok karmaşık değiliz. Dr. Marston davranış modellerini; dominant, iz bırakan, sadık ve ciddi olarak kategorilere ayırıyor. Dominantlar ve ciddi olanlar hayata, daha çok yapmaları gereken işler ve görevler olarak bakıyor, iz bırakan ve sadıklar ise insan odaklı yaklaşımlar ve ilişkilere yönelik davranışlar sergiliyor. Dominant ve iz bırakanlar, hızlı düşünüyor, hızlı konuşuyor, hızlı hareket ediyor, ciddi ve sadık olanlar ise çok daha temkinli hareket ediyorlar. Hepimiz farklıyız ve bunu kabul etmemiz lazım. Farklı olduğumuz için de karmaşalar karşımıza çıkıyor. Bu karmaşaların önüne geçmek için yeter ki birbirimizin hangi kategoride olduğumuzu bilelim ve bunlara göre birbirimize davranalım. Bugün de bu davranış modelleri üzerinden katılımcılarımızın kendilerini daha iyi tanımasını sağlayarak çevreleriyle ilişkilerini daha iyi hale getirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.   

Paylaş :

Yazar:

Facebook Yorumlar

0 yorum: