Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2018 Salı

ZORLU KOŞULLARA RAĞMEN YARDIMA DEVAM

ZORLU KOŞULLARA RAĞMEN YARDIMA DEVAM

Veren el ile alan el arasındaki gönül köprüsü Beşir Derneği, zorlu koşullara rağmen ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye devam ediyor. Sert kış koşullarına rağmen faaliyetlerinden taviz vermeyen dernek, Türkiye’nin birçok noktasına giderek on binlerce insanın yüzünü güldürüyor. Yakacak, giyim ve gıda yardımları yapan dernek yetkilileri -30 derecelik hava durumlarına karşı koyuyor.




Dağıtım değil yardım yapmak ilkesi ile yola çıkan Beşir Derneği Türkiye’nin birçok noktasında kurduğu 246 temsilcilik, 12 lojistik deposu ve 33 paylaşım noktası ile yardım ulaştırmaya devam ediyor. Kış mevsiminin çetin şartlarına ve savaş bölgelerinin tehlikelerine göğüs geren dernek, yağmur, çamur demeden yardımlarına devam ediyor. Gıdadan giyime, eğitimden kültür sanata, yakacaktan sağlığa kadar pek çok alanda insani yardım faaliyetleri gerçekleştiren Beşir Derneği, yardımlarının büyük kısmını Türkiye'de gerçekleştiriyor. Kurulan lojistik depoları sayesinde ulaşımı zor bölgelere giden yardımların duraksamadığına dikkat çeken dernek yetkilileri ihtiyaç sahiplerine ulaşması gereken yardımların aksamamasının kendilerinin en önemli görevlerinden biri olduğunu belirtiyor.

Eksi 30 Derecede Gıda Yardımları
Özellikle kış aylarında ülkemizin doğusunda sıcaklıklar çok düşük seviyelere inebilir. Bu şartlarda ise kendini kalın kıyafetler ya da yakacakla koruyamayan insanların vücut ısılarının ölümcül seviyelere düşmesi çok olası bir durum. Bu tip durumlara karşı Beşir Derneği soba ve kışlık yakacak yardımları da yapıyor. Geçtiğimiz aylarda Ağrı’da dernek tarafından 35 haneye gıda ve yakacak yardımı yapılmış ve temel ihtiyaçları karşılanmıştı.

Yaptıkları gıda yardımları ile Ağrı’daki insanların yüzünü güldürdüklerini belirten Beşir Derneği Ağrı Temsilcisi Umut Oğur, “Ağrı’da yaşayan ve önceden sosyal incelemesini yaptığımız ihtiyaç sahibi 35 aileye gıda yardımı yaptık. Eksi 30 derece havada insanların yardımına koşmaya, Beşir Derneği olarak bağışçılarımızın hayırlarına vesile olmaya devam ediyoruz” diyerek yardımların süreceğini dile getiriyor.

Silahların Gölgesinde Muhtaçlara Uzanan El
Dernek, Fırat Kalkanı ile başlayan ve Zeytin Dalı Harekâtı ile devam eden süreçte Suriye’de özgürleştirilen İdlib, Halep, Hama, Azez, Cerablus ve Eriha gibi bölgelerde yardım çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Kilis ve Reyhanlı’daki aş evlerinden günlük 200 bin ekmek ve aynı anda 21 bin kişiye sıcak aş sunabilen Beşir Derneği, ülkelerinde yıllardır süren savaş sebebi ile yardıma muhtaç ve mağdur Suriye halkına her türlü yardımı sunabiliyor. Silahların gölgesinde çalışan dernek görevlilerinin, yöre halkına yaptıkları yardımların içerisinde giyecek, yakacak, soba, battaniye ve bir aylık erzak ihtiyacını karşılayacak malzemeler bulunan gıda kolileri yer alıyor. Konu ile ilgili güncel durumu aktaran Beşir Derneği'nin Yurtdışı Koordinatörü Abdülhakim Bayram, “Bölgedeki hayat şartları mevsim koşulları ve savaş koşullarına göre değişkenlik gösteriyor ancak dernek olarak gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Hükümetimiz ve TSK’dan gelen bilgiler doğrultusunda hem bölge insanına hem de oluşabilecek bir göç dalgasına karşın kışlık yardım ve lojistik altyapımızla hazırda bekliyoruz” dedi.

17 Şubat 2018 Cumartesi

Bu ülke de Filistin'in Arap düşmanı!

Bu ülke de Filistin'in Arap düşmanı!

İslam dünyasının kanayan yarası Filistin, bazı Arap kesimlerinin de hedefi haline geldi. Hıristiyan Batı'nın yandaşı ve Türkiye düşmanı da olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), terör devleti İsrail’e şirin görünmek için büyük bir skandala imza attı.



Filistin’in başkentini 'Ramallah' olarak gösterdi


Trump'ın Kudüs kararına tepkisiz kalmıştı
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasına tepki göstermeyen Abu Dabi yönetimi, okullarda dağıttığı milli eğitim kitaplarında değişikliğe gitti. El Menar’ın haberine göre, söz konusu kitaplarda Filistin’in başkentinin Ramallah olduğu bilgisine yer verildi.

Ürdün'e bağlı olarak gösterildi
Sosyal medyada kısa sürede yayılan BAE’deki okul kitabının görsellerinde, Ramallah’ta kullanılan para birimi ise Ürdün dinarı olarak yazılarak bölgenin Amman yönetimine ait olduğu ifade edildi. Filistin’in işgal altındaki başkenti Kudüs’ün ise İsrail’in hakimiyetindeymiş gibi gösterilmesi dikkat çekti.

Kaynak: El menar

4 Şubat 2018 Pazar

İdlib'de, Rus uçağını Fetih el Şam düşürdü

İdlib'de, Rus uçağını Fetih el Şam düşürdü

Suriye'de dün Rus savaş uçağı düşürülmüştü. Fetih El Şam'ın (eski adıyla El Nusra Cephesi) içerisinde yer alan Heyet Tahrir el Şam (Şam'ı Özgürleştirme Heyeti), dün Suriye'nin İdlib kentinde düşürülen Rus Su-25 uçağına yönelik saldırıyı üstlendi.




Cihatçıların dijital aktivitelerini izleyen SITE Intelligence Group'a dayandırılan haberlere göre Fetih el Şam, Rus Su-25'e yönelik saldırıyı üstlendiğini açıkladı.


Rusya Savunma Bakanlığı, dün İdlib'de Fetih el Şam militanlarının ısı güdümlü taşınabilir hava savunma sistemleriyle Rus savaş uçağı Su-25'i vurduğunu, paraşütle atlayan pilotun teröristlerle girdiği çatışmada hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

Fetih el Şam etkin olduğu bölgeye operasyon düzenleyen Rus birlikler, en az 30 Fetih el Şam militanını öldürmüştü.


Kaynak : Sputnik

1 Şubat 2018 Perşembe

Trafikte “Hatalıysam Ara” Devri Kapanıyor

Trafikte “Hatalıysam Ara” Devri Kapanıyor

Şirket aracı kullanan çalışanların sürüş alışkanlıklarını geliştirmeyi hedefleyen Arvento; yol emniyetini ve enerji verimliliğini arttırarak ekonomik ve emniyetli araç kullanımını destekliyor. Şirketlerin sahadaki ekiplerinin trafikteki davranışlarının takibi ve analizi amacıyla geliştirilen Arvento Güvenli ve Ekonomik Sürüş Sistemi ile sürücülerin trafik güvenliğinin arttırılması, kötü araç kullanımı kaynaklı araç giderlerinin düşürülmesi, sürücü ve şirket bazında daha güvenli ve ekonomik sürüş alışkanlıklarının kazandırılması hedefleniyor.




Şirket araçları ile yapılan trafik kazaları ve bu araçların kötü kullanımından kaynaklanan trafik cezaları şirketlerin başını ağrıtan konular arasında yer alıyor. Türkiye’nin Lider Araç Takip Sistemi Arvento tarafından geliştirilen Güvenli ve Ekonomik Sürüş Sistemi ise bu sorununun çözümü için şirketlere sahadaki araçlarının trafikteki davranışlarını sürücü, il ve bölge bazında analiz ederek güvenli ve ekonomik araç kullanımı profillerini oluşturmalarını sağlayan özel bir sistem sunuyor. Sistem sayesinde sürücülerin hız yapmasının önlenmesi, trafikteki güvenliklerinin arttırılması, trafik cezalarının azaltılması, kötü araç kullanımı kaynaklı araç giderlerinin düşürülmesi ve böylece hem sürücü hem de şirket bazında daha güvenli ve ekonomik sürüş alışkanlıklarının kazandırılması hedefleniyor.


Araçlardan toplanan hız, devir, ani hızlanma, ani yavaşlama ve rölanti bilgileri sayesinde sistem üzerinden her bir sürücü için ayrı bir profil oluşturulabiliyor. Bu sayede sürücülerin performansı puanlama sistemiyle değerlendirilerek öncelikle sürücünün, sonrasında bulunduğu ekibin, görev yaptığı ilin ve toplamda şirket genelinin ekonomik ve güvenli sürüş ortalaması bilgisine ulaşılabiliyor. Aldığı puan şirket ortalaması üzerinde olan sürücü ve ekipler şirketler tarafından kurum kültürüne uygun olarak ödüllendiriliyor.


Arvento Drive Mobil Uygulaması ile Tüm Çalışanlar Trafikte Puanlanıyor
Güvenli ve Ekonomik Sürüş Sistemi’nde sadece şirket yöneticilerinin değil şirket çalışanlarının da aktif olarak sisteme katılması sağlanıyor. “Arvento Drive” uygulaması sayesinde sürücüler de bireysel puanlarını, grup puan ortalamalarını ve şirket ortalamasında nerede bulunduklarını mobil uygulama üzerinden takip edebiliyorlar. Arvento Güvenli ve Ekonomik Sürüş Sistemi güvenli ve ekonomik araç kullanımını teşvik ederek şirket verimliliğinin artması ve trafik kazalarının azalmasına katkıda bulunurken yüksek puan alan sürücülerin belirlenerek ödüllendirilmesine de imkan sağlıyor.

31 Ocak 2018 Çarşamba

Kar İran'ı vurdu!

Kar İran'ı vurdu!


İran’ın başkenti Tahran, son 47 yılın en büyük kuraklığını yaşarken, yapılan yağmur duasının ardından hafta sonu yoğun kar yağışına teslim oldu.




 Tahran'daki  iki havalimanındaki tüm seferler iptal edildi. Kar bir uçağın burun kısmının havaya kalkmasına sebep oldu.

12 Ocak 2018 Cuma

ABD, İran'la nükleer anlaşmayı uzattı!

ABD, İran'la nükleer anlaşmayı uzattı!

ABD, İran ile Obama döneminde anlaşmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la nükleer anlaşmayı devam ettirme kararı aldı, 14 yeni İranlı kişi ve kurumu da kara listeye ekledi.




ABD Başkanı Donald Trump, selefi Barack Obama'nın İran'la imzaladığı nükleer anlaşmayı son kez uzatma kararı aldı. Bugüne kadar anlaşmaya yönelik sert eleştiriler getiren Trump anlaşmayı uzatma kararı vermesine rağmen, 14 yeni İranlı kişi ve kurumu kara listeye ekledi.
Trump İran'a yaptırımları yeniden devreye sokmadı ancak bir ay içinde Kongre'den anlaşmayı güçlendirmesini talep edecek.

YAPTIRIM MUAFİYETİ 120 GÜN UZATILDI

ABD'li yetkililer, Beyaz Saray'ın nükleer anlaşmaya yönelik kararını basın mensupları için gerçekleştirdikleri telekonferansta açıkladı. ABD'nin İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Çin, Fransa, Rusya ve Almanya) arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın yaptırımlara ilişkin maddesini iptal etmeyeceğini bildiren yetkililer, ülkeye sağlanan yaptırım muafiyetinin 120 gün uzatıldığını kaydetti.

İsminin açıklanmaması şartıyla konuşan bir yetkili, "Bu, eğer anlaşmaya varılmazsa, Trump'ın son uzatma kararı olacak" ifadesini kullandı.

LİSTENİN BAŞINDA, İRAN MECLİS BAŞKANI'NIN KARDEŞİ VAR

ABD'nin yeni yaptırımları, İran'ın uranyum zenginleştirme çalışmasını hızlandırabilir
Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'in haberine göre Trump'ın kara listeye eklediği kişilerin başında İran Meclis Başkanı Ali Laricani'nin kardeşi var. İran yargısının başındaki isim olan Sadık Laricani, ABD tarafından, "İran vatandaşlarına karşı yapılan kötü muamele ve insan hakları ihlalleriyle" suçlanıyor.
ABD'nin bugün açıkladığı kara listede İran İslam Devrim Muhafızları'nın elektronik ve siber savaşla ilgili birimi de var.

'GÜÇLÜ BİR MESAJ'

Resmi açıklama öncesinde bilgi veren Trump yönetiminden üst düzey bir isim Sadık Laricani'yi kastederek, "Bugünkü liste İran rejiminin en tepesine kadar uzanıyor, dolayısıyla da ABD'nin bu ülkede devam eden insan hakları ihlallerine müsamaha göstermeyeceğine ilişkin çok güçlü bir mesaj gönderiyor" dedi.


Üst düzey yetkili ayrıca, son haftalarda "İran'da sokaklara dökülen protestoculara gösterilen aşırı tepkinin, İran rejiminin sürdürdüğü 'kötücül' faaliyetlerin önemli bir kanıtı olduğunu" iddia etti.
İran'la nükleer anlaşmaya Avrupa Birliği de desteğini açıklamış, Trump'ı 'nükleer anlaşmaya uymaya' çağırmıştı. Brüksel'de İranlı mevkidaşlarıyla biraraya gelen Almanya, Fransa, İngiltere Dışişleri Bakanları, nükleer anlaşmaya İran'ın uyduğunu teyit edip Trump'ın onayını talep etmişti.

Kaynak: Hürriyet / Cansu Çamlıbel

7 Ocak 2018 Pazar

 ABD, Suriye’de Türkiye'nin aleyhine çalışmaya devam ediyor!

ABD, Suriye’de Türkiye'nin aleyhine çalışmaya devam ediyor!

ABD, Türkiye'ye karşı hayal kırıklıklarına bir yenisini eklliyor. ABD, Suriye’de DEAŞ’tan temizlenen Fırat Kalkanı bölgesinde aşiretleri Türkiye’ye karşı kışkırtıyor. 'Aşiretler Birliği' adı verilen proje için Savran kasabası merkez üs seçildi.



Fırat Kalkanı bölgesinde bulunan Arap aşiretler ABD tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine kışkırtılıyor. Bölgede etkin aşiretlerin liderleriyle görüşen ABD ve Avrupalı yetkililer, Türkiye karşıtı blok oluşturmaları yönünde onlara telkinde bulunuyor. 'Yerel teşkilatlanma ve aşiretler arası diyalog' başlıkları altında oluşturulmaya çalışılan Aşiretler Birliği projesi için TSK'nın DEAŞ'tan temizlediği Savran kasabası merkez üs olarak seçildi.



TSK ve ÖSO ortaklığı ile PKK ve DEAŞ teröründen arındırılan bölgelerde yaşayan tüm aşiret liderleri batılı dernek ve vakıflar aracılığı ile kurulan altyapı çerçvesinde yakın takibe alındı. ABD ve Avrupalı temsilciler bazı isimlerle Şanlıurfa, Kilis ve Gaziantep'te görüşürken Suriye'den çıkamayan aşiret liderleriyle de aracılar üzerinden görüşmeler yapıyor. Savran merkezli ve ABD'nin başrolde olduğu aşiret kışkırtıcılığı kapsamında Baggara, Cimeyli, Badduş, Ageydat ve Ceys gibi Suriye genelinde milyonlarca mensubu bulunan aşiretler öncelikli hedef olarak belirlendi.



Türkiye, Suudi Arabistan ve Kuveyt üzerinden üzerinden yürütülen faaliyetlere eski SMDK Başkanı, PKK müttefiki Ahmed Carba da destek veriyor. Türkiye'yi 'işgal gücü' olarak gösteren projeyle tüm aşiretlerin Fırat Kalkanı bölgesindeki uzantılarına ulaşılmaya çalışılıyor. Terörden arındırılan 2 bin kilometrekarelik alanda yürütülen çalışmalar Savran dışında Kefre ve Dabık gibi yerleşim birimlerinde etkin olarak yürütülmeye çalışlıyor. ABD öncülüğünde yürütülen faaliyetler için seçilen bölgelerde en dikkat çeken yön ise her üç noktada da TSK'ya ait askeri üslerin bulunması olarak gösteriliyor. Kışkırtılan aşiret mensuplarına ABD tarafından yeterli sayıya ulaşmaları halinde topraklarını TSK'dan kurtarma amaçlı silah desteği verileceği vaad ediliyor.

KAYNAK: YENİ ŞAFAK

1 Ocak 2018 Pazartesi

Rusya'da başkanlık için Müslüman kadın aday!

Rusya'da başkanlık için Müslüman kadın aday!

Rusya'da başkanlık seçimlerinde süpriz bir aday çıktı.



46 yaşındaki Dağıstanlı Müslüman Aina Gamzatova, Mart ayındaki seçimlerde Putin’e rakip olacağını açıkladı.

Gamzatova ülkede müslüman kimliğiyle büyük bir rol oynuyor ve tasavvuf geleneğinden geliyor. Rusya’nın en büyük Müslüman medyası Muslim.ru sitesinin başında.

Gamzatova’nın ülkedeki 20 milyon Müslümanı temsilen seçimlerde aday olması bölge Müslümanları tarafından sevinçle karşılandı.

KAYNAK: HABER7

17 Aralık 2017 Pazar

Terör örgütüne füze yağıyor

Terör örgütüne füze yağıyor

Donald Trump’ın “PYD’ye silah sevkiyatı bitti” açıklaması yine büyük bir yalandan ibaret kaldı. Pentagon, Afrin’deki PKK’lı teröristlere son 20 günde 3 kez silah gönderdi. Sevk edilen cephanenin büyük kısmı ‘TOW’ olarak bilinen BGM-71 tanksavar sisteminden oluşuyor.



ABD’nin Afrin’de bulunan terör örgütü PKK’ya tanksavar sevkiyatı sürüyor. Beyaz Saray’da Donald Trump’ın “PYD’ye silah vermeyi durduracağız” açıklamasına rağmen Haseke hattından son 20 günde 3 sevkiyat gerçekleştiren Pentagon, TSK’ya karşı kullanması için Afrin’deki teröristlere TOW tipi gelişmiş antitank füzeleri veriyor. Afrin’de Türkiye’ye karşı savaş hazırlığı yapan PKK’ya son 20 günde teslim edilen TOW tipi antitank sistemi sayısı 70’e ulaştı. PKK’ya verilen BGM-71 (TOW) tipi tanksavarlar ABD ordusu envanterinde 1970 yılından beri bulunuyor. Haseke-Münbiç-Sifira güzergahından terör örgütüne teslim edilen TOW silahları, Fırat Kalkanı Harekâtı boyunca da TSK’ya karşı yoğun olarak kullanıldı.



ABD üretimi TOW silahları, 24 Ağustos 2016 tarihinde başlayan Fırat Kalkanı Harekâtı süresince Mehmetçiğe karşı hem PKK hem de DEAŞ tarafından kullanılmasıyla dikkat çekti. Afrin’de Türkiye’ye karşı savaşa hazırlanan PKK, Türk ordusuna yönelik saldırılar için öncelikle bu silahlara güveniyor. PKK’lılar, tanksavar sistemlerinin eğitimini Suriye’de 7 noktaya kurulan ABD kamplarında alıyor. Teröristler bir çeşit ‘TOW sertifikası’ aldıktan sonra ise Afrin’e gönderiliyor.

Bölgede DEAŞ unsuru bulunmadığından ötürü ‘terörle mücadele’ bahanesi zorlaşan ABD, PKK’ya yönelik son sevkiyatları farklı yöntemlerle perdelemeye çalışıyor. PKK’nın Afrin yapılanmasına servis ettirilen videolarda teröristler, ellerindeki TOW silahlarını İdlib’den Fırat Kalkanı bölgesine giden TIR’lardan elde ettiklerini ileri sürüyor. Oysa halen TSK ve ÖSO güçleri tarafından kontrol edilen Azez, Mare, Bab bölgesi ile İdlib arasında bağlantı, sınırın Türkiye tarafına geçilerek sağlanabiliyor. PKK’nın Afrin üzerinden füze nakli yalanının ABD-PKK ittifakı tarafından Türkiye’den gelecek tepkileri ortadan kaldırma amaçlı üretildiği kaydediliyor.

Tanesi 55 bin dolar

PKK’ya verilen BGM-71 antitank füzeleri, yüksek maliyetiyle dikkat çekiyor. PKK depolarında silah tüccarlarının tanesini 55 bin dolardan sattığı TOW füzelerinden 200’den fazla bulunuyor. TOW silahlarının dışında PKK’nın elinde yine tank imhası için ABD tarafından gönderilen AT-4’ler de bulunuyor.

KAYNAK: YENİ ŞAFAK
Filistinli Hristiyanları da tehdit ettiler

Filistinli Hristiyanları da tehdit ettiler

Haber7'den Elif  Erdiş'in haberine göre siyonist Yahudiler bu kez Hristiyanlara tehdit yağdırdı. Filistin’de bir kilisenin duvarında İbranice “Hristiyanlara ölüm” yazısı ve yanında Davud yıldızı işareti görüldü. Siyonistler Müslümanlardan sonra şimdi de Hristiyanları hedef alıyor.



Trump’ın Kudüs kararına bütün dünyadan Müslüman toplumların yanı sıra Hristiyanlardan da yoğun tepkiler geldi. Karara birçok Avrupa ülkesi tarafından kınandı. Netanyahu AB ziyaretinden de destek bulamamış, eli boş dönmüştü.

Filistinli Hristiyan topluluklar da Müslümanların yanında durdukları yönünde açıklamalar yapmıştı. Sebastiya Rum Ortodoksları Başpiskoposu Filistinli Ataullah Hanna "Kudüs bizimdir bizim kalacak. Bizim başkentimizdir, mukaddesatımızın ev sahibidir. Amerika'nın kararı hiç bir şeyi etkilemeyecektir. Bu karar ancak bizim istikrar ve kararlılığımızı artıracaktır." ifadelerini kullanmıştı.

ABD Başkanı Trump, 6 Ocak Çarşamba Akşamı düzenlediği basın toplantısında, BM Güvenlik Konseyi'nin 1980 yılında İsrail'in Doğu Kudüs'ü ilhak ederek başkent ilan etmesini geçersiz sayan 478 sayılı kararına rağmen, "Kudüs'ü resmen İsrail'in başkenti olarak tanıma zamanı geldi." ifadesini kullanmıştı.

Trump, ayrıca Dışişleri Bakanlığına, ülkesinin Tel Aviv'deki büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması için hazırlıklara başlaması talimatı verdiğini açıklamıştı.

KAYNAK: HABER7

12 Aralık 2017 Salı

Avustralya’dan Genç Mühendislere Müjde!

Avustralya’dan Genç Mühendislere Müjde!


Avustralya, yeni mezun mühendislere çalışma ve eğitim imkânı sağlıyor. Genç mühendisler “Yeni Mezun Mühendis Vizesi” ile cazip koşullarda ülkede iş deneyimi kazanabiliyor. Avustralya’da eğitim ve kariyer danışmanlığında Türkiye’deki tek uzman kuruluş olan HUB-EDU, genç mühendislere bu konuda destek olmaya devam ediyor.



Üniversite mezunlarının yaşadığı problemlerin en önemlilerinden biri; iş bulma konusu. Çalışılan işin kalitesi de iş bulmak kadar önemli. Yeni mezun mühendislere kapılarını açan Avustralya, kariyer planlamalarını yapmak isteyen gençlere “Yeni Mezun Mühendis Vizesi” ile eğitim ve çalışma imkânı sağlıyor. Avustralya'da eğitim ve kariyer danışmanlığı hizmeti veren HUB-EDU Eğitim, Kariyer ve Göçmenlik Danışmanlığı genç mühendisler ile Avustralya arasındaki iletişimi sağlıyor.

Çalışma süresi 18 ay

HUB-EDU Eğitim, Kariyer ve Göçmenlik Danışmanlığı Firma Direktörü Simon Boncukçu, Yeni Mezun Mühendis Vizesi'nin avantajlarını şöyle anlatıyor: "Avustralya, Türkiye’de ABET ve MUDEK akreditasyonu bulunan mühendislik lisans programlarından mezun genç mühendislere çalışma deneyimi kazanabilmeleri için 18 aylık yaşama ve çalışma fırsatı sunuyor. Yeni Mezun Mühendis Vizesi, genç mühendislerin Avustralya’da 18 ay herhangi bir kısıtlama olmadan tam çalışma hakkına sahip olması, eğitim alabilmesi ve yeterli puanı toplamaları halinde sınırsız oturum ve vatandaşlık gibi diğer programlara ‘’ülke içindeyken’’ geçiş yapabilmesini sağlıyor. Avustralya, öğrencilere küresel bir kariyer ve iletişim ağı vaat ediyor. Vize başvurusunun güncel ücreti ise 365 Avustralya doları."

Başvuru için gerekli şartlar
  • 31 yaşın doldurulmamış olması
  • Mühendislik fakültelerinden mezun olunması
  • Akredite bir üniversiteye ait olan nitelikli mühendislik bölümlerinin birinden mezun olunması ve üzerinden iki yıldan daha az bir süre geçmiş olması.
  • İngilizce dil becerisinin kanıtlanması
  • Sağlık ve karakter gerekliliklerinin karşılanması
Yeni mezun mühendisler,
http://www.avustralyamuhendisvizesi.com/adresinden detaylı bilgi alabilirler.

1 Aralık 2017 Cuma

Rusya gücüne güç katıyor

Rusya gücüne güç katıyor



KPMG’nin 2017 Sonbahar Petrol ve Gaz piyasa analizinde, süper güçlerin Asya stratejileri değerlendirildi. Rapora göre, ABD’nin Rusya, İran ve Kuzey Kore hamleleri Asya enerji piyasalarındaki işleyişi değiştiremedi.KPMG Türkiye Enerji Sektör Lideri Ümit Bilirgen, “Rusya, Avrupa’nın, Asya’nın, özellikle Çin’in bir numaralı enerji tedarikçisi olmaya devam ediyor” dedi.

KPMG’nin yayımladığı 2017 Sonbahar Petrol ve Gaz analizinde ABD Başkanı Donald Trump’ın yön verdiği enerji politikasının İran, Kuzey Kore, Çin ve AB piyasalarına etkisi değerlendirildi. KPMG Türkiye Enerji Sektör Lideri Ümit Bilirgen, “Başkan Trump’ın İran çıkışı, Kuzey Kore ile gerginliği artırması, Rusya’ya Almanya ile gerçekleşecek yeni enerji projelerinde yaptırım uygulama girişimi radikal adımlardı. Ancak Avrupa ülkeleri de dâhil olmak üzere, ABD’nin bu yaptırım hamleleri pek dikkate alınmadı ve Rusya, Avrupa’nın, Asya’nın, özellikle Çin’in bir numaralı enerji tedarikçisi olmaya devam etti. Bu durumun yakın dönemde değişmeyeceğini düşünüyoruz.” dedi.
Bilirgen, “ABD’nin, Rusya’ya yönelik yaptırımları temel olarak yeni enerji projelerini kapsıyor. Bu projeler arasında en önemli olanı Rusya’nın Almanya’ya 55 milyar metreküp ek gaz taşıma kapasitesi inşa etmesini öngören, mevcut North Stream 1 boru hattına paralel bir boru hattı olan North Stream 2 projesi. ABD’nin yaptırım kararına Avrupa Komisyonu enerji politikalarına ABD müdahalesinin kabul edilemeyeceğini belirterek ciddi tepki gösterdi. Ayrıca Avrupa mahkemeleri bu süreçte, Gazprom’un mevcut North Stream 1 su altı boru hattının kara uzantısı niteliğindeki OPAL boru hattındaki atıl kapasiteyi kullanma talebini uygun bularak, Gazprom’un hattın maksimum kapasitesi olan 55 milyar metreküpe yakın gazı Almanya’ya doğrudan ihraç etmesine izin verdi” diye konuştu.
Çin’in en önemli petrol tedarikçisi hala Rusya
Bilirgen, Rusya’nın Çin’e ihracatta ABD’nin bir numaralı petrol müttefiki Suudi Arabistan’ı 2016’da geçtiğini hatırlatarak “Buna göre, Rusya’nın 2017 yılında da Çin’e en çok ham petrol ihraç eden ülke olmayı sürdürmesini bekliyoruz. 2017 yılında yapılan tahminlere göre, Çin’e ihraç edilen toplam 382,6 milyon ton ham petrol ve petrol mamulünün yaklaşık yüzde 14,8’i, Rusya ve BDT ülkelerinden geliyor” dedi.
Ayrıca Rosneft’in %14 hissesinin Çinli CEFC China Energy Company Limited tarafından satın alınmasının iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesini sağlayacağını belirten Bilirgen Rusya’nın bu sayede son 10 yılda petrol tüketimi yaklaşık %11 düşen Avrupa pazarına iyi bir alternatif geliştirdiğine dikkat çekti.
Petrol fiyatları dar bir banda sıkışmış durumda
Bilirgen enerji piyasalarıyla ilgili ayrıca şu bilgileri verdi:
“Mevcut durumda birçok sektör yatırımcısı ve oyuncusu, farklı kaynaklardan gelen ve birbiriyle zaman zaman çelişen verileri dikkate alarak sektördeki trendleri anlamaya çalışıyor. OPEC’te üretimi kısmaya yönelik anlaşmanın ardından OPEC ülkeleri üretimlerini günde 1,2 milyon varil azaltmıştı. Fakat Libya ve Nijerya’daki (her iki ülke de OPEC’in üretim kısıntısına ilişkin Kasım anlaşmasından muaf durumda) üretimin son dönemlerde tekrar artması petrol fiyatının geçici dalgalanmalar dışında birçok petrol ve gaz şirketi tarafından orta vadede 50-60 ABD doları bandının dışına çıkmayacağına yönelik beklentilerin güçlenmesine sebep oldu.”


KPMG Hakkında
Denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan ve sektöründeki en büyük dört uluslararası şirketten biri olan KPMG, geçmişi 1867 yılına dayanan, üye firmalar ağı sistemiyle 152 ülkede, 189 binin üzerinde çalışanıyla finansal hizmetler, tüketici ürünleri ve endüstriyel sektörlerden, gıda, perakende, enerji, telekomünikasyon, kimya gibi pek çok sektöre danışmanlık hizmeti veriyor. KPMG Türkiye ise İstanbul merkez ofisinin yanı sıra Ankara ve İzmir ofisleriyle, 1982 yılından beri 1.200’den fazla çalışanıyla her sektörden 4.000’in üzerinde firmaya sektörler özelinde hizmet verirken, rekabette ihtiyaç duydukları endüstriyel trendler hakkında değer yaratan çözümler sunuyor. 

15 Kasım 2017 Çarşamba

MİSTİK BİR MASAL DİYARI: FAS

MİSTİK BİR MASAL DİYARI: FAS

Seyahat tutkunlarına dünyanın kapılarını açan Prontotour’dan kadim tarihi, kültür mozaiği ve rengarenk şehirleriyle egzotik Fas turları…



Son dönemlerde turistler tarafından yoğun ilgi gören ve gezginlerin uğrak noktalarından olan Fas, Prontotour’un zengin içerikli turlarıyla seyahatseverleri egzotik bir yolculuğa davet ediyor. Afrika, Arap ve Avrupa kültüründen beslenmiş melez bir yapıya sahip ülke, farklı renklerin muhteşem uyumuyla misafirlerini büyülüyor.

Fas’ın en önemli şehirlerinden olan ve kızıl şehir olarak adlandırılan Marakeş, dünya turizminin en çok ilgi çeken şehirleri arasında yer alıyor. Prontotour ile Fas turu kapsamında Marakeş’te yer alan anıtsal Koutoubia Camii, Fas işi mozaik ve ahşap süslemelerle bezeli Bahia Sarayı, Saadian Türbeleri görülecek yerler arasında bulunuyor. Marakeş Çarşısı’nda yer alan geleneksel aktarlardan yöreye özgü bitkilerden yapılan bin bir çeşit baharat ve çaylar da satın alınabiliyor. UNESCO Milli Miraslar Listesi’nde bulunan Afrika’nın en hareketli şehir meydanı ünlü Jemaa El Fna’da cambazlar, yılan oynatıcıları ve dövmeciler etkileyici manzaralar oluşturuyor. Yine adeta bir labirenti andıran dünyaca ünlü kapalı çarşı Souk’ta birbirinden güzel kumaşlar ve ahşap ürünler satan dükkanlardan alışveriş yapma imkanı bulunuyor.

Avangart ruhlu, beyaz şehir Kazablanka turu ise Birleşmiş Milletler Meydanı ve Muhammed V Bulvarı ile başlıyor. Tarihi Habus Meydanı ve dünyanın en büyük camii Hassan II Camii görülecek mekanlar arasında yer alıyor. Neo Gotik tarzdaki mimarisi ile Kazablanka Katedrali bir diğer bilinen adı ile İsa’nın Kutsal Kalbi Kilisesi, tüm görkemiyle misafirlerini karşılıyor.

Endülüs kültürüne sahip olan Fes şehri, otantik yapısıyla gezginlere unutulmaz anlar yaşatırken, develer üzerinde Sahra Çölü turuyla seyahatseverler güneşin doğuşu ya da batışının muhteşem manzaralarını fotoğraflayarak büyülü anları ölümsüzleştiriyor. Rif Dağlarını’nın yamacındaki ünlü mavi şehir Chefchaouen (Şafşavan) huzurlu atmosferiyle ve masmavi sokaklarıyla adeta bir masal dünyasında hissettiriyor. Mavi evlerin arasında dolaşırken yerel halkın sattığı hediyelik eşyalar alınabiliyor.

Karakteristik mutfağıyla gurme turistlere de hitap eden Fas, dünyanın dört bir yanından büyük ilgi görüyor. Toprak kaplarda pişirilen et, tavuk ve balıkla yapılabilen farklı baharatların kullanıldığı ünlü yemekleri Tajin deneyimlenmesi gereken lezzetler arasında yer alıyor. Ana yemekler dışında bademli tatlıları çok meşhur olan Fas mutfağı, Türkiye’den gelen turistlerin damak zevkine oldukça uyum sağlıyor.

12 Kasım 2017 Pazar

Suudi Arabistan dört parçaya bölünecek!

Suudi Arabistan dört parçaya bölünecek!

Yeni Şafak gazetesinin haberine göre Suudi Arabistan'da operasyona başlandı. 15 Temmuz’da Türkiye’yi bölemeyince gözünü Suudi Arabistan’a çeviren ABD ve İsrail, “Ilımlı İslam” ile pazarlanan S. Arabistan’ı parçalama planını uygulamaya başladı. Neocon Ralph Peters’ın dört parçalı haritası için düğmeye basıldı. Plana göre Mekke ve Medine Vatikan benzeri bir yapı tarafından yönetilecek. Riyad merkezli ikinci bölge, ‘Ilımlı İslâm’ projesine başkentlik yapacak. Arabistan’ın diğer toprakları Büyük İsrail için ayrılacak. El-Katiyf ve el-Demam'da da Şii devleti kurulacak.



11 Eylül bahanesiyle birlikte yeni Ortadoğu planlarına hız veren ABD’li Neo-Con’ların yaklaşık 10 yıl önce dolaşıma soktuğu parçalanmış İslam dünyası haritasının en önemli adımlarından biri olan ‘bölünmüş Suudi Arabistan projesi’ yeniden sahnede. Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan Kuzey Irak’taki referandumun hüsranla sonuçlanmasıyla acilen devreye sokulan plan, Suudi Arabistan’ı dört bölgeye ayırmayı öngörüyor. Neo-Con’ların önemli isimlerinden emekli Yarbay Ralph Peters’ın 2006 yılında Amerikan Silahlı Kuvvetler Dergisi’nde yayınladığı haritaya göre Mekke ve Medine, Suud kontrolünden alınarak Vatikan benzeri bir devlet-konsey tarafından yönetilecek. Bu bölgenin dışında kalan ve Riyad merkezli olan ikinci bölge ise bugünlerde ‘ılımlı İslam’ olarak isimlendirilen yeni projenin merkezi olarak konumlandırılıyor.





Haritaya göre Suudi Arabistan topraklarının bir kısmı da Büyük İsrail için yeniden paylaştırılıyor. Suud’un doğusundaki Şii nüfusun bulunduğu el-Katiyf, el-Demam’ın da aralarında olduğu şehirlerden bir Şii bölgesi inşa edilirken Suud’un kuzeybatısında ise ‘Büyük Ürdün’ projesinin parçası olarak ayrı bir yönetim bölgesi oluşturuluyor.

TÜRKİYE’Yİ BÖLEMEYİNCE İKİNCİ FAZ DEVREYE GİRDİ

Neo-Con’ların önemli isimlerinden Ralp Peters’ın Washington Enterprise Enstitüsü’nde hazırladığı ve ‘Kanlı Sınırlar’ başlığını verdiği makalesi Amerikan Silahlı Kuvvetler dergisinde yayınlanmıştı. ABD’nin köklü yayınlarından olan ve oldukça önem atfedilen dergideki makalesinde Peters, “Demokrasiyi yaymak ve terörizmin kökünü kurutmak için Ortadoğu’nun sınırlarının yeniden belirlenmesi gerekiyor” demiş ve bir haritaya yer vermişti. Türkiye üzerinde planlanan Kürt ve Ermeniler üzerine kurulu terör devleti hayalinin de yer aldığı haritada sözde ‘Kürdistan devleti’ bölgenin en batıcı bölgesi olarak planlanıyordu. Ancak bu hayal, referandum oyununun bozulmasıyla birlikte çöpe gidince ABD, planın ikinci büyük aşaması olan ‘bölünmüş Suud’ senaryosunu devreye koydu.

‘İSLAM VATİKAN’INDA SEKÜLER HALİFE PLANI

Suudi Arabistan’ın Mekke ve Medine üzerindeki hakimiyeti nedeniyle İslam dünyasını derinden etkilemesi ve petrol zengini Kraliyet ailesinin farklı aşiretlerden oluşmasından ötürü kontrolünün zor olması, ABD’yi Suud’a acil müdahaleye zorladı. Pentagon/CIA planlarına göre, Mekke ve Medine’nin Suudi kontrolünden alınarak bölgenin bütün Müslüman grupları barındıran bir konsey tarafından yönetilmesi ve burada Vatikan benzeri bir İslam Devleti oluşturulması hedefleniyor. Vatikan benzeri bir devletin Batı’yı rahatsız etmeyeceğinden ümit ediliyor. Neo-Con planında, Mekke-Medine özel yönetim bölgesinin başına ‘seküler bir halifenin’ getirilmesi de var. ABD böylelikle İslam dünyasını daha rahat kontrol edebilmeyi umuyor. Başında kukla bir halifenin bulunacağı Hicaz merkezli ‘kutsal belde’ sadece Mekke-Medine hattını kapsayacak.

10 YILDA GERÇEKLEŞİR

Birleşik Arap Emirlikleri, Suud, Yemen, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Ürdün’ü kuşatan yeni haritanın şekillenmesi için 10 yıllık bir planın hazırlandığı iddia ediliyor. Tüm bu planların ardından Suudi Arabistan kurucu kralı Abdulaziz’in çocuklarının ortak yönetim ilkesi dahilinde 50 yıldır devam eden idare biçiminin değişmesi ve Yemen’le yaşanan sorunların Suud’u büyük bir dağılma riski ile karşı karşıya getireceği belirtiliyor. Uzmanlar, Şii bölgelerinin ayrılmasına paralel olarak ülkenin ‘emir’ler düzeyinde de parçalanabileceğini kaydediyor. Suudi bölgesinde el-Katiyf, el-İhsaa, el-Demam, Zahrn, Kubar ve Cüneyil bölgeleri büyük oranda Şii nüfus barındırıyor. Yemen, Bahreyn ve Lübnan’la yaşanacak çatışmalar ve ülke içi politik tavır bu bölgede kitleleri harekete geçirecek. ABD’nin planlarına eşzamanlı olarak bu bölgelerde meydana gelebilecek muhtemel ayaklanmaların da daha fazla parçalanmaya sebep olabileceği ifade ediliyor.

KAYNAK: YENİ ŞAFAK

5 Kasım 2017 Pazar

ABD'de silahlı saldırı!

ABD'de silahlı saldırı!

ABD'de bir kiliseye saldırı düzenlendi. Gelen ilk açıklamaya göre saldırıda en az 27 kişi öldü. 25 kişi yaralandı.

Yerel saat 11 sularında, kalabalığa açılan silahlı saldırı yapıldı. Teksas'daki bu kilise saldırısından sonra ABD'de silah edinme yasası tekrar tartışılmaya başlandı.

2 Kasım 2017 Perşembe

ABD, İran’a yeni yaptırımlar yapacak

ABD, İran’a yeni yaptırımlar yapacak

Amerika, İran’la bağlantılı 13 kişi ve 12 kuruma ekonomik yaptırım uygulayacağını açıkladı. Maliye Bakanlığı, bu kurum ve kişilerin bazılarının Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan ve Çin'de olduğunu duyurdu. Bakanlığın internet sitesinden açıkladığı yaptırım kararı, İran’ın balistik füze denemelerine misilleme olarak alındı.



Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran'ın füze fırlatmasını, ‘provokasyon’ olarak nitelendirmişti. İran’ın son altı aydır Amerika için tehdit oluşturduğunu söyleyen Flynn, Tahran için “gözümüz üzerlerinde” demişti. Flynn, İran’a karşı yapılacakları ise açıklamamıştı.

İran da bu açıklamaların altında kalmamış, ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in baş danışmanı Ali Ekber Velayeti, “Deneyimsiz birinin İran’ı tehdit etmesi ilk kez olmuyor. Amerika hükümeti, İran’ı tehdit etmenin işe yaramadığını anlayacak. İran’ın kendisini savunmak için hiçbir ülkenin iznine ihtiyacı yok,” demişti.

Donald Trump da bugün Twitter hesabında, “İran ateşle oynuyor. Obama’nın onlara ne kadar nazik olduğunun farkında değiller ama ben olmayacağım” mesajı yayınlandı.
Kaynak: Amerikanın Sesi