Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2018 Pazartesi

NEFES BORUSUNA KAÇAN FISTIK 3 AY SONRA ANLAŞILDI!

NEFES BORUSUNA KAÇAN FISTIK 3 AY SONRA ANLAŞILDI!

2,5 yaşındaki Emir, nefes borusuna kaçan fıstığın son anda çıkarılabilmesiyle ölümün eşiğinden döndü. Ancak, çıkarılan aslında fıstığın sadece küçük bir parçasıydı. O akşamdan itibaren küçük çocuk ve ailesi üç ay sürecek kabus dolu günlere uyandı. 



Gittikleri hekimlerden, lösemiden bile şüphelenen oldu. Acıbadem Fulya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran’a başvuran aile, “Reha hocamız fıstığı çıkardı ve oğlumuz yeniden doğdu, tabi onunla birlikte biz de” diyor. Prof. Dr. Reha Baran fıstık çıkarılmasaydı küçük Emir’in bir süre sonra akciğerinin çürüyebileceğini belirterek, ebeveynleri çocuklarda çok sık görülen boğaza yabancı cisim kaçması riskine karşı uyarıyor. İşte, ailelere ibret olacak öykünün ayrıntıları, önemli uyarılar ve öneriler…


Küçük Emir bir akşam, ilkokul birinci sınıfa giden ağabeyiyle fıstık yiyordu. Birkaç fıstığı birden ağzına atınca ağabeyi elinden paketi çekti, Emir ağlamaya başladı. Ağlamasıyla birlikte boğazına kaçan fıstık küçük çocuğu ölümün eşiğine getirdi. Nefessiz kalan ve morarmaya başlayan çocuk annesinin müdahalesiyle kurtarıldı ancak bir gün sonra ateşi 40 dereceye çıkmış, nefesinde hırıltı ve inatçı bir öksürük belirmişti. Hemen doktora gittiler. Annesi hekime bir akşam önce yaşadıkları fıstık kazasını anlattı ama doktor ‘kustuysa çıkmıştır’ diyerek antibiyotik şurup verdi. Tedaviden fayda göremeyen aile bu kez kendi çocuk hekimine götürdü Emir’i. Anne Dilek Koca “Onca iğne ve antibiyotik şuruplardan fayda görmüyordu. Zaman zaman ateşi çıkıyor, öksürüğü ve hırıltısı hiç gitmiyordu. Kendi hekimimize de daha sonra gittiğimiz diğer hekimlere de hep fıstık kazasından sonra bu sorunların olduğunu anlattım ama hastaneye yatırdılar, bugüne dek birçok antibiyotik şurup ve antibiyotikli iğne tedavisi uyguladılar hatta lösemiden bile şüphelenen doktor oldu; ama hiçbiri de fıstıktan olacağını düşünmüyordu. ‘Fıstık kalmış olsaydı akciğer filminde görülürdü, kusturduğunuza göre fıstık çıkmış’ diyorlardı. Bu sürede oğlum 3 ayda 3 kilo kaybetti, sarardı. Hayatımız kabusa dönmüştü” diyor.

Fıstık parçası ana nefes yolunu tıkamıştı

Koca ailesi küçük çocuklarının gözlerinin önünde eriyişine durmaksızın çare ararken gittikleri bir çocuk hekimi filmde fıstığın yarattığı bazı değişiklikleri fark etti ancak hastanede bu fıstığı çıkarmak için gerekli cihaz olmadığını söyledi. Koca ailesi, araştırmaları sonucu Acıbadem Fulya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran’a ulaştı. Anne babadan üç ay önceki fıstık kazası öyküsünü dinleyen ve akciğer grafisini inceleyen Prof. Dr. Reha Baran, aynı gün yarım saat süren işlemle küçük Emir’e yeniden hayat verdi. Prof. Dr. Reha Baran “Hemen anestezi ekibiyle konuşarak Emir’i yüz maskesiyle uyuttuk, çocuk tipi bronkoskoplarla nefes yoluna girdik ve yabancı cismi çıkardık. Fıstık parçasını çıkarınca tamamen sağlığına kavuştu” diyor.

Akciğeri bir süre sonra çürüyecekti!

Prof. Dr. Reha Baran, fıstık parçasının bir süre daha küçük çocuğun nefes borusunda kalması durumunda, halk dilinde ‘çürüme’ denilen enfeksiyona bağlı yapı değişikliklerine yol açacağını ve uzun vadede sol akciğerini hiç kullanamaz hale geleceğini belirterek, “Fıstık parçası tam sol ana bronş dediğimiz, sol tarafa giden ana nefes yolunu tamamen kapamıştı. Kapattığı için de akciğer havalanmıyor veya hava girip çıkamıyordu. Bu nedenle akciğer şişiyor ve daha sonra iltihap gelişiyor, çürüyor; bildiğiniz yok oluyor. Bu, erişkinde bile sorun yaratır. Fıstık parçasını çıkarmasaydık Emir sürekli enfeksiyonlarla çok büyük sorunlar yaşayacak, akciğerini kaybedebilecekti” diyor.

“Oğlumuzla birlikte biz de yeniden doğduk”

Küçük Emir’in annesi Dilek Koca ve babası Temel Koca “Reha hocamız fıstığı çıkardı ve canımıza yeniden can verdi. Oğlumuzun hiçbir şikayeti kalmadı. Operasyondan kısa bir süre sonra aynı gün hastaneden taburcu olduk. Oğlumuzla birlikte biz de yeniden doğduk” derken, Prof. Dr. Reha Baran, ebeveynleri, çocuklarda çok sık görülen boğaza yabancı cisim kaçması riskine karşı uyarıyor.



Yabancı cisim kaçması çok sık görülüyor!

Çocuklarda hayati riske yol açan en tehlikeli kazalardan birinin boğaza yabancı cisim kaçması olduğunu; en çok fıstık, fındık, üzüm, leblebi gibi kuruyemiş, nohut, oyuncak parçaları ve kalem kapağı kaçmasıyla karşılaştıklarını belirten Prof. Dr. Reha Baran “Örneğin çocuk kalem kapağını ağzına alıyor ve o sırada gülerken ya da başka şeyle ilgilenirken bir anda kalem kapağı nefes borusuna kaçabiliyor. Bu tür kazalarla çok karşılaştığımız için ailenin şüphesi çok büyük önem taşıyor. Aile ‘biz bundan şüpheliyiz’ dedikleri anda hiç zaman kaybetmeden bakmak lazım çünkü nefes yolları, yemek borusu gibi açılan bir yer değil. Nefes borusu kapalı bir organ, daha gideceği yer yok. Nefes borusunu aspire ettikten sonra yani emerek çektikten sonra orayı tıkıyor ve ölümcül olabiliyor” diyor.
LC WAIKIKI’DEN 23 NİSAN’A ÖZEL NEŞELİ KOLEKSİYON

LC WAIKIKI’DEN 23 NİSAN’A ÖZEL NEŞELİ KOLEKSİYON

LC Waikiki, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel koleksiyonuyla çocukların neşesine ortak oluyor. 23 Nisan’ın enerjisine ayak uyduran, kırmızı, mavi ve pembe tonların öne çıktığı koleksiyona minimal desenler, puantiyeler ve pırıltılı detaylar hareket katıyor.



Kız ve erkek çocukları için uyumlu bir koleksiyon hazırlayan LC Waikiki, çocuklara tarzını yansıtma imkanı sunuyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel olarak hazırlanan koleksiyonda minimal desenler kadar pırıltılar da dikkat çekiyor. Çocukların renkli dünyasından ilham alan koleksiyonda beyaz renge canlı tonlar eşlik ediyor. Koleksiyonda zarif kızlara şıklık vadeden uçuşan tüllü etekler, pul ve puantiye detaylarıyla fark yaratırken, tişörtlerde kullanılan pul detaylar kızların şıklığını tamamlıyor. Erkek koleksiyonunda da kullanılan puantiyeler kız ve erkekler arasında uyum sağlıyor.

Dokulu kumaşlarla tasarlanan erkek gömlekler basic gabardin kumaş pantolonlarla kombinleniyor. Puantiye detaylı kravatlar erkek çocuklarının tarzına vintage bir dokunuş katarken papyon bu sezonun da vazgeçilmezi olarak koleksiyonda yerini alıyor.

                LC Waikiki 
1988 yılında kurulan ve 1997 yılından bu yana Türkiye’de LC Waikiki Mağazacılık çatısı altında hizmet veren LC Waikiki, “İyi giyinmek herkesin hakkı” misyonu ve “ulaşılabilir moda” anlayışıyla Türkiye’yi giydiriyor. LC Waikiki, büyüme serüvenini 30 yıldır hem yurtiçi hem de yurtdışında sürdürüyor. Hazır giyim sektörünün lideri LC Waikiki, bugün, 38 ülkede 838 mağazası ve 42.000 çalışanıyla hizmet veriyor.
5G ile ulaşım daha akıllı, daha güvenli

5G ile ulaşım daha akıllı, daha güvenli

  • Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan tarafından tanıtımı yapılan Ulusal Genişbant Stratejisi ve Eylem Planı (2017-2020) arasında yer alan Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında deneme yapan ilk Türk operatörü Türk Telekom oldu.

  • Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2018) Türk Telekom ve Nokia bir ilke imza atarak gerçekleştirdiği V2X demosusunda, katılımcılar 5G altyapısı üzerinde çalışan Akıllı Ulaşım sistemlerinin devrede olduğu geleceğe ait yoğun trafik hareketi bulunan bir metropol kentin sanal caddelerine götürüldü.
Türk Telekom,Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında 2020 yılı sonrasında tamamen otonom olan araçlarda görülmesi planlanan temel 5G teknolojilerinden biri olan V2X (Vehicle to Everything) - kısaca araçtan her şeye iletişim teknolojisi - ile ilgili deneme yapan ilk Türk operatörü oldu. Türk Telekom, Nokia ile Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2018) yaptığı V2X demosu ile akıllı ulaşım sistemleri alanında 5G teknolojisi sayesinde gelen son derece düşük gecikme süreleri ile yaşam kalitesi yüksek ve güvenli şehirler oluşturulmasına önemli bir katkı sağlamış oldu.

Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2018) Türk Telekom ve Nokia tarafından hazırlanan V2X demosunda katılımcılar 5G altyapısı üzerinde çalışan Akıllı Ulaşım sistemlerinin devrede olduğu 2020’yıllarına ait yoğun trafik hareketi bulunan bir metropol kentin sanal caddelerine götürüldü. Kurulan ambulans, otomobiller ve yayalardan oluşan cadde demosunda ambulans sürücüsünün güzergâhındaki tüm diğer araç ve yayalar gözle görülmeden önce algılanarak sürücünün ekranına anlık olarak konum bazlı iletildi. Son derece düşük gecikme sağlayan 5G V2X teknolojisi sayesinde ambulans şoförü, araç içi ekranında kendi güzergâhındaki tüm araç ve yayaların konum bazlı uyarılarını dinamik olarak önceden alarak olası bir kazanın önüne geçtiği durumlar örnekler ile gösterildi. Bu denemeler sayesinde 5G V2X teknolojisi ile yayaların araçlar ile anlık iletişiminin yolu açılmış oldu.

“En büyük hedef 5G’ye 2020’de geçen bir ülke olmak’’

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan Mobil Dünya Kongresi’nde Nokia Standında, Nokia-Türk Telekom işbirliği ile hazırlanan V2X demo alanını ziyaret ederek, 5G teknolojisi ve akıllı ulaşım sistemleri hakkında bilgi aldı. Önlerindeki en büyük hedefin 5G'ye 2020'de geçen bir ülke olmak olduğunu dile getiren Arslan, "Ancak bununla yetinmeyip standartların belirlenmesi dahil bu işin öncüsü olmak. Onun için her platformda bir araya geliyoruz" diye konuştu.

Doğan: “5G ile ulaşım daha akıllı, daha güvenli”

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Doğan, Türk Telekom’un 5G’ye geçiş altyapı hazırlıkları ile aynı zamanda bu altyapıların kullanılacağı dikey sektörler için de ürün ve servis geliştirme çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Bu kapsamda hem yerel hem de global anlamda dünyanın en iyileriyle işbirliğine devam ediyoruz5G V2X teknolojisinin altyapı çalışmalarını Nokia ile gerçekleştirdiğini belirten Doğan, “Nokia ile gerçekleştirdiğimiz V2X demosu ile 5G Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında çalışmalarımızı bir adım öteye taşıdık. Yeni Nesil akıllı ulaşım sistemlerinde hedeflenen; birbirine bağlanan araçlar, akıllı şehir altyapısı, ulaşım altyapısı, yollar, köprüler, trafik işaret ve işaretçileri için standardizasyon ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğidir. Nokia ile geliştirdiğimiz sistem sayesinde daha düzenli, güvenli ve ekonomikulaşım imkanı sağlanabilmektedir. V2X teknolojisi ile araçların güzergâhındaki diğer araçlarla, yayalarla ve tüm akıllı ulaşım sistemleri haberleşerek bir iletişim ağı oluşturmuş oluyoruz. Bu ağdan alınan bilgiler ile daha güvenli, çevreci, verimli ve konforlu bir trafik ortamı sağlıyoruz.” diye konuştu.

5G ile yaşanacak küresel teknoloji dönüşümünün en çok hissedileceği sektörlerin başında otomotiv ve akıllı ulaşım sistemleri geliyor. Şu an sektördeki araçlarda sürüşü kolaylaştıran ve daha güvenli hale getiren yarı-otonom teknolojiler sunulmaya başlandı. 2020 yılı sonrasında tamamen otonom araçlarında görülmesi planlanıyor. 5G ile gelecek son derece düşük gecikme süreleri, yüksek kapasite ve hız ile yeni nesil Akıllı Ulaşım sistemlerinin gereksinimleri karşılanmış olacak.

Nokia Türkiye Ülke Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırçuval ise şunları söyledi:

“Nokia, Türk Telekom ile yürüyen işbirliğimizden gurur duymaktadır. Bugün burada, sayısallaşmanın kent yaşamını ve insanların hayatını nasıl değiştirebileceği hakkında fikir veren bir uygulamayı birlikte gösterdik. Hiç şüphesiz bu teknolojiler, sayısal dönüşümün bir sonraki adımı olarak, yakın gelecekte Türk Telekom’un desteğiyle Türkiye’de uygulamaya konulacaktır.”

Yaşam kalitesi artacak

Akıllı ulaşım sistemlerinin, akıllı şehir çözümleri ile entegre olarak kullanılması yaşam kalitesi yüksek ve güvenli şehirler oluşturulmasına da önemli katkılar sağlıyor. Akıllı ulaşım sistemleri, trafikten kaynaklı zaman kaybını, kaza sayısını ve yol çalışmalarından kaynaklanan gecikmeleri büyük oranda azaltıyor. Trafik süresinin azalmasından dolayı karbon emisyonu düşüyor. Olağan üstü durumlarda trafik kapasitesinin kontrol edilebilmesi ve yönlendirilebilmesine kadar birçok faydası oluyor.

5G konusundaki temel standardizasyon kuruluşlarından 3GPP’nin çalışmalarını tamamladığı Release (Sürüm) 14 ile başlayan ve ileriki sürümler ile standartlaştırma çalışmaları devam eden V2X, Vehicle-to-everything, kısaca “araçtan her şeye iletişimi” teknolojisinin denemelerine başlanmış ve 2018 yılında devam edilmektedir.

V2X (Vehicle to Everything) teknolojisi sayesinde aşağıdaki faydalara ulaşılması hedeflenmektedir:

  • Yeni Nesil akıllı ulaşım sistemlerinde hedeflenen; birbirine bağlanan araçlar, akıllı şehir altyapısı, ulaşım altyapısı, yollar, köprüler, trafik işaret ve işaretçileri için standardizasyon ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğidir. Bu sistemler ile daha düzenli, güvenli ve ekonomik ulaşım imkanı sağlanabilmektedir.
  • 5G ile yaşanacak değişimin en çok hissedileceği sektörlerin başında otomotiv ve akıllı ulaşım sistemleri gelmektedir. Şu an sektördeki araçlarda sürüşü kolaylaştıran ve daha güvenli hale getiren yarı-otonom teknolojiler sunulmaya başlandı. 2020 yılı sonrasında tamamen otonom araçların da görülmesi planlanıyor.
  • 5G ile gelecek son derece düşük gecikme süreleri, yüksek kapasite ve hız ile yeni nesil Akıllı Ulaşım sistemlerinin ihtiyaçları karşılanmış olacak.
  • V2X teknolojisi ile Araçların güzergahındaki diğer araçlarla, yayalarla ve tüm akıllı ulaşım sistemleri haberleşerek bir iletişim ağı oluşturulmaktadır. Bu ağdan alınan bilgiler ile daha güvenli, çevreci, verimli ve konforlu bir trafik ortamı sağlanabilmektedir.

4 Mart 2018 Pazar

Emniyet'ten asayişi sağlamak için yeni uygulama!

Emniyet'ten asayişi sağlamak için yeni uygulama!

Emniyet sisteminde daha iyi verim almak için yeni uygulama devreye giriyor. Emniyet ve jandarmanın “Türkiye Güven Huzur” uygulamalarında artık “seçiciler” de görev alıyor. Seçici, uygulama sırasında tavır, davranış ve hareketleri şüpheli kişileri belirleyerek ekibe bildiriyor. Ekipler, 4 kontrol görevlisi ve 1 seçiciden oluşuyor.



Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı'nın 81 ilde eşzamanlı gerçekleştirdiği "Türkiye Güven Huzur" uygulamasında, ilk kez risk analizi yapabilen, suçlu profiline ve psikolojisine hâkim, kriminoloji eğitimi almış "seçiciler" olarak nitelendirilen uzmanlar da görev yaptı.

81 ilde önceki gün, "Türkiye Güven Huzur" uygulamasının 10'uncusu gerçekleştirildi. Eşzamanlı olarak yapılan uygulamada, başta asayiş, terör ve narkotik olmak, üzere suç işleme amacındakilerin caydırılması, aranan şahısların yakalanması, suç delillerinin ele geçirilmesi hedeflendi. Uygulamada; insan haklarına saygılı, özgürlük ve güvenlik dengesine önem veren bir yöntem ile mevcut huzur ve güven ortamının devamının sağlanması amaçlandı.

İLK KEZ GÖREV ALDI

Uygulamada bir ilk yaşandı. 81 ilde 10 bin 444 ekip görev yaptı. Ekipler, 4 kontrol görevlisi ve 1 seçiciden oluşturuldu. Seçici; risk analizi yapabilen, suçlu psikolojisini bilen, suçlu profilini tanıyan, kriminoloji eğitiminden geçen uzmanlar olarak biliniyor. Terörle Mücadele, İstihbarat, Kaçakçılık, Asayiş, Narkotik, Organize Şube gibi birimlerde belli bir süre görev yapan deneyimli ve kriminoloji konusunda deneyimli uzman polisler, Türkiye Güven Huzur uygulamasında görev aldı.

Ekiplerde, seçicilere özellikle uygulama kapsamında her vatandaşı rahatsız ve tedirgin etmemek için görev verildiği kaydedildi. Suçlu profilini ayırt etme yeteneklerine sahip seçiciler, bu konuda eğitim alan görevlilerden oluşuyor. Her biri görev yaptığı birimde uzman olan polisler, çalıntı araç ya da aranan şahıs kontrollerinde araması yapılan kişinin yüz hali, mimikleri, şüpheli hareketlerini daha kolay ayırt edebiliyor. Seçicinin tavır, davranış ve hareketlerinden belirlediği hedef şüpheli, önce durduruluyor. 2 kontrol görevlisi, şüphelinin kaçma ihtimaline karşı çevrede güvenlik önlemi alıyor. Diğer 2 kontrol görevlisinden biri şüphelinin kimlik kontrolünü ve GBT sorgulamasını yapıyor. Son kontrol görevlisi de üst aramasını gerçekleştiriyor. Şüpheli, silah, uyuşturucu gibi yasak madde bulunduğunda gözaltına alınıyor.

Kaynak: Habertürk
PKK Amerkan yardımlarını yetersiz buluyor!

PKK Amerkan yardımlarını yetersiz buluyor!

Türkiye'nin Afrin hamlesi düşmanlarını endişelendiriyor. Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Afrin'in şehir merkezine doğru ilerleyen Mehmetçik, bölgede yuvalanan teröristlerin korkulu rüyası haline geldi.



Operasyonlar karşısında çaresiz kalan teröristler, askerlerimizin karşısında duramayınca tünellere girerek kalleş saldırıların planlarını yapmaya başladı.
Teröristlerin oldukça zor duruma düşmesinden sonra Kandil'den Amerika'ya çağrı yükseldi.
AMERİKA TÜRK ASKERİNİ DURDURSUN
Terör örgütü PKK'nın elebaşlarından Murat Karayılan, Amerika'nın Afrin'de Türkiye'yi durdurması gerektiğini söyledi.
"Amerika’nın TSK’nın Afrin’e saldırısından endişe duyduğunu açıklaması mantıklı değil." diyerek tepkinin az olduğunu savunan Karayılan, Türk askerinin geri çekilmesini Amerika'nın sağlayabileceğini söyledi.
Kaynak: haber7