Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2018 Pazartesi

 Hikayeleriniz hiç olmadığı kadar canlı görünecek

Hikayeleriniz hiç olmadığı kadar canlı görünecek

Canon, şimdiye kadar üretmiş olduğu en sezgisel ve teknolojik açıdan en ileri aynasız fotoğraf makinesi olan EOS M50 modelini fotoğraf tutkunlarının beğenisine sundu. Günümüzün modern maceraları için tasarlanan EOS M50, muhteşem renk ve detaylara sahip unutulmaz anılar yaratmak için 4K video çekim kapasitesi, değişken açılı dokunmatik ekranı ve Canon’un en son DIGIC 8 görüntü işlemcisine sahip olan ilk aynasız fotoğraf makinesi olarak dikkat çekiyor.




Canon EOS M50, düşük ışıklı ortamlarda net, yüksek çözünürlüklü görüntüler için 24,1 megapiksel CMOS sensöre ve en hızlı hareketlerin bile güçlü detaylarla yakalanmasını sağlayan 10 kare/sn. sürekli çekim hızı ile geliyor. Sorunsuz internet bağlantısı için Bluetooth®1 ve Wi-Fi2 özellikleri ile de teknolojiyi avucunuzun içine getiriyor.

Canon EOS M50, gurur duyacakları hikayeler oluşturmak ve anlatmak için değiştirilebilir lensli, hafif ve kolay taşınabilir bir fotoğraf makinesi ile fotoğrafçılık becerilerini geliştirmek isteyen kompakt fotoğraf makinesi kullanıcılarına hitap ediyor.

En son teknolojilerle donatılan Canon EOS M50, DSLR kalitesini her türlü macerada yanlarında taşıyabileceği şık ve kompakt bir gövde içinde sunuyor. 24,1 megapiksel CMOS sensörün ürettiği sinematik görünüm ve his, Full HD’den dört kat daha yüksek çözünürlüklü çok daha zengin detaylar için 4K video çekim özelliğinin eklenmesiyle birlikte yepyeni bir deneyimin de kapılarını aralıyor.

Canon, EOS M50 modeliyle birlikte bir fotoğraf makinesinde ilk kez kendi ürettiği son DIGIC 8 görüntü işlemcisini kullanıyor. Yeni işlemci fotoğraf makinesinin işlevini güçlendiriyor. Örneğin: 4K video kaydı, 4K zaman aşımlı kayıt ve 4K videolardan 4K fotoğraf kareleri alma; yüksek sürekli çekim hızı ve düşük ışık altında dahi net görüntüler elde edilmesini sağlayan standart maksimum 25.600 ISO hızı sunuyor. DIGIC 8 görüntü işlemcisi doğrudan fotoğraf makinesinde paylaşıma hazır hale getirilen üstün kaliteli görüntüler için otomatik odaklanma, “Otomatik Işık İyileştirici”, “Dijital Lens İyileştirici” ve “Vurgulu Ton Önceliği” özelliklerini kapsayan başka birçok iyileştirme de sunuyor.

EOS M50’nin iddialı ve çağdaş tasarımı, ortaya yerleştirilen büyük elektronik vizörüyle klasik çekim deneyimine modern bir hava katıyor. Kullanıcılar, hikâye çekimlerinde çoklu perspektif kullanımına olanak tanıyarak daha iyi hikâye çekimleri üreten 7,5 cm değişken açılı dokunmatik ekranı kullanarak yaratıcı çekim açılarını keşfederken, harika özçekimler yapılmasını ve kolayca vlog kayıtları hazırlanmasını sağlıyor. Dokunmatik ekran becerilerinin iyileştirilmesi, dokunma ve sürükleme ile AF özelliğinin kullanılmasını sağlayarak, kullanıcının gözünü vizörden ayırmadan sezgisel ve sorunsuz bir şekilde otomatik odaklanma noktası ayarı yapabilmesine de izin veriyor.

Bağlan, paylaş

Canon EOS M50, iOS ve Android cihazlara yönelik ücretsiz olarak sunulan Canon Camera Connect uygulaması ile akıllı cihazlarla kolayca entegre edilebiliyor. Sosyal medya siteleriyle kolay paylaşım için fotoğraf ve videolar fotoğraf makinesinden akıllı cihazlara3 otomatik olarak aktarılıyor. Böylece çekim aşamasından doğrudan dünya ile paylaşma aşamasına kadar sorunsuz bir şekilde geçişi sağlıyor. Ayrıca içerik, Canon Irista’da bulut ortamında saklanabiliyor veya Canon’un Image Transfer Utility 2 uygulaması kurularak bir PC veya Mac bilgisayar ile otomatik ve kablosuz bir şekilde eşitlenebiliyor.

Gurur duyulacak hikayeler için ilham verici teknolojiler

Canon EOS M50, DIGIC 8 görüntü işlemcisinin olanak tanıdığı, fotoğraf makinesi içindeki pek çok iyileştirme teknolojisi ile zengin fotoğraf ve videoları otomatik olarak çekiyor. Anılar 4K videonun zengin detayları ve gerçekçi Canon renkleriyle sinematik bir anıya dönüşüyor.
Saniyede 120 kareye kadar HD video yakalama kapasitesi pürüzsüz aksiyon sekansları çekilmesine olanak tanıdığı gibi ağır çekim oynatma seçeneklerini de genişletiyor. Bir Canon aynasız fotoğraf makinesinde bir ilk olmak üzere, hızlı 10 kare/sn sürekli çekimle kusursuz aksiyon çekimleri yakalanırken, sürekli AF ile 7,1 kare/sn çekim de yapılabiliyor.

Daha fazla görüntü çekin, daha fazla hikâye anlatın

EOS M50, yeni CR3 14-bit RAW dosya formatının kullanıldığı ilk fotoğraf makinesi olduğu gibi, tam çözünürlüklü F_RAW dosyalar üreten ve aynı zamanda standart RAW dosyalara kıyasla dosya boyutundan yaklaşık %30-40 kazandıran yeni bir C-RAW seçeneği kullanıyor. Bu yeni özellikler hafıza kartında depolanabilecek görüntü sayısını artırırken RAW görüntülerin sunduğu esnekliğin korunmasını da sağlıyor.

Her koşula uygun bir lens

EOS M50’nin Canon’un geniş yelpazedeki kompakt ve yüksek kaliteli EF-M lensleriyle uyumlu olması, kullanıcıların kendi ideal kompakt sistemlerini oluşturmalarına olanak tanıyor. En üst düzeyde hikâye anlatma esnekliği ve seçenek bolluğu için EOS M50 fotoğraf makinesi, Montaj Adaptörü EF-EOS M aracılığıyla 80’den fazla ünlü EF ve EF-S değiştirilebilir Canon lensiyle uyumlu olarak geliyor. Fotoğraf makinesinin aksesuar kızağı donanımı, Canon’un Speedlite flaşlarının kolayca bağlanmasını sağlayarak flaşlı fotoğrafçılıkla keşfedilebilecek anlatım olanaklarını genişletirken, 3,5 mm mikrofon girişine Canon’un Yönlü Stereo Mikrofon DM-E1’i gibi özel bir mikrofon bağlanarak yüksek kaliteli ses kaydı yapılmasını sağlıyor.

Canon EOS M50 için ön siparişler, Canon’un çevrimiçi mağazasından ve resmi Canon bayilerinden verilebiliyor.

Daha fazla bilgi almak için lütfen ziyaret edin: EOS M50

Temel avantajlar:
  • Süper sonuçlar üreten modern, kolay çekim
  • Kompakt, şık ve sezgisel çekim deneyimi
  • Bluetooth ve Wi-Fi ile akıllı bağlantı ve kontrol
  • Her türlü hikâyeyi anlatmak için yaratıcı özgürlük
Kutunun içindekiler:
  • EOS M50 gövdesi (Siyah ve Beyaz seçenekler mevcuttur)
  • Kamera kapağı R-F-4
  • Askı EM-200DB
  • Pil şarj cihazı LC-E12E
  • Pil paketi LP-E12
  • Güç kablosu

1 Bluetooth® enerji tasarrufu teknolojisine sahiptir. Bluetooth® sözcük işareti ve logoları Bluetooth SIG, Inc. şirketinin mülkiyetindeki tescilli ticari markalardır ve Canon Inc. bu markaları her koşulda lisanslı kullanmaktadır. Diğer tescilli ve ticari marka adları ilgili sahiplerinin mülkiyetindedir. Başlangıçta uyumlu cihazla eşitlemek gereklidir.
2 Wi-Fi: Tüm işlevler veya cihazlar desteklenmez. Ayrıntılar için teknik özelliklerin tamamına bakın.
3 Akıllı cihazlar: Canon Camera Connect uygulaması ile uyumlu iOS ve Android cihazlar. Ayrıntılar için teknik özelliklere bakın. Bilgisayarlar: Canon Image Transfer Utility 2 uygulamasının kurulu olduğu Mac ve PC bilgisayarlar. Ayrıntılar için teknik özelliklere bakın.

3 Mart 2018 Cumartesi

Silikon Vadisi üzerinden dünyaya teknoloji ihraç ediyoruz

Silikon Vadisi üzerinden dünyaya teknoloji ihraç ediyoruz


Argela’nın Telekom Çözümlerinden Sorumlu Genel Müdürü Selim Sarper, ABD’deki Silikon Vadisi merkezli şirketleri Netsia ile dünyaya teknoloji ihraç ettiklerini belirterek, “Başta ProgRAN ürünümüz olmak üzere dünyadaki telekomünikasyon teknolojilerine çok önemli katkılar yapıp Türkiye’nin adını dünyaya duyuruyoruz. Bundan sonra da Türkiye’nin dünya teknolojisindeki öncü şirketi olma vizyonumuzla çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.



Türk Telekom’un araştırma geliştirme alanındaki iştiraki Argela’nın Telekom Çözümlerinden Sorumlu Genel Müdürü Selim Sarper, Barcelona’da düzenlenen GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde gazetecilerle bir araya geldi. GSMA’de özellikle ABD’deki Sunnyvale (Silikon Vadisi) merkezli şirketleri Netsia ile ön plana çıktıklarını kaydeden Selim Sarper, dünyaya teknoloji satarak Türkiye ekonomisine katkı yaptıklarına dikkat çekerek, “Silikon Vadisi üzerinden dünyaya teknoloji ihraç ediyoruz” dedi. GSMA’deki Netsia standında dünyanın en ünlü teknoloji markaları için geliştirdikleri ürünleri sergileme fırsatı bulduklarına değinen Sarper, Türk Telekom’un da sinerjisi ile birlikte yerli ve milli teknolojiler üreterek Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etmek ve dünyaya Türk mühendisliğini ihraç etmek için çalışmalarına durmaksızın devam ettiklerini anlattı.

Mobil iletişimde yakında devreye girmesi beklenin 5G teknolojisinin gelişmesine büyük katkı yapan ProgRAN (Programlanabilir Radyo Erişim Ağları) ürünlerinin global anlamda önemli bir marka olduğunun altını çizen Sarper, “Başta ProgRAN ürünümüz olmak üzere dünyadaki telekomünikasyon teknolojilerine çok önemli katkılar yapıp Türkiye’nin adını dünyaya duyuruyoruz. Bundan sonra da Türkiye’nin dünya teknolojisindeki öncü şirketi olma vizyonumuzla çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

“Türk mühendisliğini somut olarak dünyanın hizmetine sunmanın onurunu yaşıyoruz”

GSMA’deİspanyol dünya devi Telefonica’ya başarıyla entegre ettikleri ProgRAN ürününün demosunu yapıp 5G alanındaki yenilikerini uygulamalı olarak dünyaya gösterdiklerini belirten Sarper, “Türk mühendisliğini somut olarak dünyanın hizmetine sunmanın onurunu yaşıyoruz” dedi. Telefonica ve Netsia, daha önce Telefonica’nın Madrid’deki Global Şebeke Laboratuvarına Netsia’nın LTE RAN platformunu başarıyla entegre etmişti.

“Doktorlar geliştirdiğimiz teknolojiyle Doğu’daki bir ameliyata İstanbul’dan müdahale edebilecek”

Selim Sarper, ProgRAN’ın sunmuş olduğu şebekeyi sanal ve programlanabilir bir şekilde dilimleme özelliği (RAN slicing) ile tüketicilerin ve işletmelerin hayatlarını nasıl kolaylaştıracağını şöyle açıkladı: “Doğu illerinden birinde bir ameliyat yapıldığını ve doktorun da İstanbul’da olduğunu düşünelim. Argela’nın geliştirdiği ProgRAN sayesinde, doktora ve ameliyat odasına özel olarak tasarlanmış bir 5G ağı sağlanabilecek. Bu ağ, doktorun uzaktan ameliyata kesintisiz bir şekilde müdahale edebilmesi için gerekli kapasite ve hız ihtiyacını karşılayacak. Robotlarla yönetilen ve üretim sürecinde hızlı karar almanın önemli olduğu büyük bir fabrika düşünelim. ProgRAN teknolojisi sayesinde üretim müdürü dünyanın herhangi bir yerinden kesintisiz ve en yüksek kalitede veri transferini gerçekleştirip robotların çalışma kodlarını değiştirebilecek ve dolayısı ile üretime uzaktan ve en iyi kalitede müdahale edebilecek. Bir başka örnek olarak Türk Telekom Stadyumunda oynanan Galatasaray ve Fenerbahçe maçındaki seyircilerin maçtaki görüntüleri internete yüklediğini düşünün. Aynı anda televizyon kanalları da maçı canlı yayınlıyor. ProgRAN sayesinde televizyon kanallarına ayrı bir ağ sağlanarak kesintisiz ve yüksek hızlı veri transferi mümkün olacak.”

“ULAK cari açığın azaltılmasına katkı sağlıyor”

Argela’nın, ULAK projesi ile yerli baz istasyonu geliştirdiğini ve Türkiye’nin cari açığının azalmasına katkı sağladığını belirten Selim Sarper, Türkiye’nin teknoloji ithalatına bağımlılığını azaltacak olan yerli baz istasyonu projesi ULAK’ta Aselsan ve Netaş ile birlikte çalıştıklarını vurguladı. Sarper, “Yerli baz istasyonları, cari açığın azaltılmasında önemli bir rol oynayacak ve Türkiye ekonomisine de çok önemli katkılarda bulunacak. Bu sayede Türkiye için altyapı ve işgücü yaratımında kullanılmak üzere kaynak sağlanmış olacak. Argela’nın üzerinde çalıştığı akıllı yazılımlar baz istasyonlarına otomatik olarak yüklenecek ve böylece operatörler zamandan tasarruf sağlayacak. Bu özellik ile ayrıca kurulum süreçlerinde oluşabilecek hatalar da en aza inecek. Yerli baz istasyonları, operatörlere daha verimli bir modelde hizmet sunacak; enerji tasarrufu da sağlayarak pek çok alanda operatörün ve en nihayetinde tüketicinin maliyetlerini azaltmasına imkan tanıyacak” diye konuştu.

“MİLAT ile ülkemizin 5G altyapısına kavuşturuyor ve siber güvenlikte sınıf atlatıyoruz”

Argela, MİLAT projesi sayesinde Türkiye’nin uçtan uca güvenli ve milli 5G altyapısını oluşturup siber güvenlikte sınıf atlattığını belirten Selim Sarper, “Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın başlattığı ve Argela’nın yürüttüğü MİLAT projesiyle, yeni nesil teknolojilerin gerekliliklerine uyumlu kamu kuruluşları ve bakanlıklar için 5G teknolojisi ile çalışan milli ve güvenli bir ağ altyapısı inşa ediliyor. Yazılım Tanımlı Ağ (SDN) Teknolojilerinin geliştirilmesi projesi olarak adlandırılan MİLAT ile uçtan uca, özgün, tamamen milli, güvenli bir 5G altyapısı kurulacak. Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından başlatılan bu projede, Argela, analizden tasarıma ve ürünü geliştirmeye kadar geniş bir yelpazede ve tüm süreçlerde tek şirket olarak yer aldı” dedi.

Dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri Telefonica, Verizon ve Orange gibi firmalarla işbirliği yaparak teknoloji ihraç ettiklerini ve Open Network Automation Platform (ONAP) ile Open Networking Foundation'ın (ONF) önemli global organizasyonların içinde yer aldıklarını vurgulayan Selim Sarper; ürün ve çözüm portföyleri arasında Ağ Performans İzleme ve Abone Analitikleri, Small Cell Çözümleri (4.5G), Yazılım Tanımlı Ağlar, Programlanabilir Radyo Erişim Ağları, Regülasyon Çözümleri ve Sinyalleşme Uygulamalarının olduğunu belirterek tüm ürünlerinin Türkiye ekonomisinin geleceği için çok önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Detaylı Bilgi ve İletişim için:

Fatma Kaytez
Tel: 0212 249 4546

Melih Kocagil
Tel: 0554 190 0641

Türk Telekom Grubu hakkında
177 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Türk Telekom, Türkiye’nin ilk entegre telekomünikasyon operatörüdür. Müşterilerin hızla değişen iletişim ve teknoloji ihtiyaçlarına en güçlü ve en doğru şekilde cevap verebilmek amacıyla 2015 yılında Türk Telekomünikasyon A.Ş., Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. ve TTNET A.Ş. tüzel kişiliklerini mevcut şekliyle muhafaza ederek ve tabi oldukları mevzuat ve regülasyonlara tamamen uyarak, “müşteri odaklı” ve entegre bir yapıya geçmiştir. Bireysel ve kurumsal hizmetler alanında geniş hizmet ağı ve zengin ürün çeşitliliğine sahip olan Türk Telekom, Ocak 2016 itibarıyla mobil, internet, telefon ve TV ürün ve hizmetlerini ‘Türk Telekom’ tek marka çatısı altında bir araya getirmiştir.

“Türkiye’nin Çoklu Oyuncusu” Türk Telekom, 31 Aralık 2017 itibarıyla 13,7 milyon sabit erişim hattı, 9,7 milyon genişbant ve 19,6 milyon mobil aboneye hizmet vermektedir. Türk Telekom Grubu şirketleri Türkiye’yi yeni teknolojilerle buluşturma ve bilgi toplumuna dönüşüm sürecini hızlandırma vizyonuyla, 81 ilde 34.502 çalışanıyla hizmet vermektedir.

Türk Telekomünikasyon A.Ş., PSTN ve toptan genişbant hizmetlerini sunmakta olup, mobil operatör Avea İletişim Hizmetleri A.Ş., perakende internet hizmeti, IPTV, Uydu TV, Web TV, Mobile TV, Smart TV Hizmetleri sağlayıcısı TTNET A.Ş., yakınsama teknolojileri şirketi Argela Yazılım ve Bilişim Teknolojileri A.Ş., BT çözüm sağlayıcısı Innova Bilişim Çözümleri A.Ş., çevrimiçi eğitim yazılımları şirketi Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş., çağrı merkezi şirketi AssisTT Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş., girişimcilik şirketi TT Ventures Proje Geliştirme A.Ş,elektrik tedarik ve satış şirketi TTES Elektrik Tedarik Satış A.Ş.’nin, toptan veri ve kapasite servis sağlayıcısı Türk Telekom International’ın doğrudan; Türk Telekom International iştiraklerinin, Televizyon yayıncılığı ile isteğe bağlı yayıncılık (VOD) hizmetleri sağlayıcısı Net Ekran şirketlerinin, cihaz satış şirketi TT Satış Ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş.’nin ve ödeme hizmetleri şirketi TT Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin ise dolaylı olarak %100’üne sahiptir.

28 Şubat 2018 Çarşamba

Türkiye’nin ilk yerli Endüstri 4.0 ve IoT teknolojileri Ar-Ge Merkezi

Türkiye’nin ilk yerli Endüstri 4.0 ve IoT teknolojileri Ar-Ge Merkezi

Trio Mobil, tamamen yerli sermaye ile yenilikçi IoT teknolojileri geliştirmek için kurduğu Ar – Ge Merkezi ile Türkiye’de bir ilke imza attı. Global standartlarda yerli teknolojiler üreterek, en yenilikçi ürünlerin geliştirildiği merkez, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanan Türkiye’nin ilk yerli Endüstri 4.0 ve IoT teknolojileri Ar – Ge Merkezi oldu.




Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinden Trio Mobil tarafından kurulan “Türkiye’nin ilk yerli IoT teknolojileri Ar-Ge Merkezi” T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescillenerek onaylandı.

IoT ve araç takip çözümleri alanındaki yatırımları ile dikkat çeken Trio Mobil, yenilikçi IoT teknolojileri geliştirmek amacıyla kurduğu Ar-Ge merkezinde 20 kişilik uzman mühendis kadrosu ve yüzde 100 yerli sermaye ile yerli kaynaklar kullanarak, global standartlarda yerli teknolojiler üreterek, en yenilikçi ürünleri geliştirmeye devam ediyor.

Dijital dönüşümün öncüsü olacak
Trio Mobil CEO’su Nevzat Ataklı, Türkiye’de Endüstri 4.0 ve IoT teknolojileri alanında çalışan, Bakanlık tescilli tek Ar – Ge merkezi olmaktan gurur duyduklarını, yerli teknoloji kullanımıyla tüm sektöre örnek olmayı ve dijital dönüşümün öncüleri arasında yer almayı hedeflediklerini belirtti.
Geliştirdikleri yerli Ar-Ge, donanım ve yazılımlar ile yerli teknoloji kullanımıyla üretilen projelerin uluslararası teknoloji firmalarıyla yarışacak nitelikte olduğunu aktaran Ataklı fark yaratan, yenilikçi ürünlerle teknoloji yatırımlarına devam edeceklerini dile getirdi.

27 Şubat 2018 Salı

Güvenlikte “10 saniye” formülü: Teknoloji ve insan kaynağı

Güvenlikte “10 saniye” formülü: Teknoloji ve insan kaynağı

Pronet 20 yıldan uzun süredir Türkiye’de güvenlik alanında pek çok yeniliği hayata geçiriyor. Teknoloji ve insan kaynağına yaptığı düzenli yatırımlar sayesinde operasyonunun kalbi olan Pronet Alarm Haber Alma Merkezi’nin mükemmel şekilde işlemesini sağlıyor. Markanın Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ediz Habip, “Merkeze her yıl 2 milyon alarm sinyali ulaşıyor. Bu sinyallere dünya ortalaması olan 60 saniyenin çok altında, 10 saniyede dönüyoruz. Bu şekilde hayat kurtarıyoruz” diyor.



Pronet kullanıcılarının hırsızlık, yangın, gaz kaçağı, su baskını, acil sağlık ve panik durumlarında gönderdikleri alarmlar, Alarm Haber Alma Merkezi tarafından karşılıyor. Vakanın niteliğine göre, ambulans, itfaiye, emniyet gibi ilgili kurumlara buradan haber veriliyor. Pronet Alarm Haber Alma Merkezi’ni benzerlerinden farklı kulan en önemli özelliği ise, kendisine ulaşan alarmları dünya ortalaması olan 60 saniyenin çok altında, ortalama 10 saniyede yanıtlıyor oluşu.

Birkaç saniye bile çok önemli
Pronet’in Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ediz Habip, “Pronet Alarm Haber Alma Merkezi tecrübe, üstün teknoloji ve eğitimli insan kaynağı bir araya geldiğinde ne kadar büyük fark yaratabileceğinin somut bir örneği. Biz 20 yılı aşkın süredir bu alanlara yaptığımız yatırımlar sayesinde, birkaç saniyenin bile çok önemli olduğu vakalara en hızlı şekilde müdahale edilebilmesini sağlıyoruz. Böylece gerçek anlamda hayat kurtarıyoruz” diyor.

Yılda 7 milyon çağrıyı karşılıyor, 2 milyon alarm sinyali alıyor
Habip’in verdiği bilgiye göre, 365 gün 7 gün 24 saat hizmet veren Pronet Müşteri Hizmetleri 7 milyon çağrıya hizmet veriyor. Ayrıca, Alarm Haber Alma Merkezi’ne ulaşan 2 milyon alarm sinyali, herhangi bir alarmın gözden kaçma ihtimalini sıfıra indiren teknik altyapı sayesinde saniyeler içinde yanıtlanıyor. Alarm durumlarının yanı sıra, Pronet Müşteri Hizmetleri ekibi yaptıkları telefon görüşmeleriyle kullanıcıların diğer sorunlarına da çözüm üretiyor ve her yıl talepler, teknik yardım gibi konulardaki çağrılara yanıt veriyor.

Çalışanlara stres yönetimi eğitimi de veriliyor
Pronet Alarm Haber Alma Merkezi’nde 100’ü aşkın deneyimli profesyonelden oluşan bir kadro görev yapıyor. Habip, çalışanların sıkı bir eğitimden geçtiğini belirtiyor ve ekliyor: “Burada çalışan arkadaşlarımızın her vakada en faydalı şekilde yardımcı olabilmeleri hayati önem taşıyor. Bu nedenle çalışanlar öncelikle sıkı bir eğitime ve sonrasında da sürekli sınavlara tabii tutuluyorlar. Eğitimler sadece müşteri hizmetleri ve güvenlik prosedürleri değil, stresle başa çıkma gibi pek çok alanda gerçekleştiriliyor.”

Güvenlik riski tamamen ortadan kalkmadan işleri bitmiyor
Pronet Alarm Haber Alma Merkezi çalışanları sürecin takibini yapmayı da ihmal etmiyor. Çalışanlar, güvenlik riskinin ortadan kalktığından emin olmadan ve sonrasında kullanıcıyı arayıp her şeyin yolunda olduğu teyidini almadan söz konusu vakayı tamamlanmış olarak kabul etmiyor.

Pronet’e dünya birinciliği getirdi
Pronet, Alarm Haber Alma Merkezi’nde gerçekleştirdiği başarılı çalışmaları sayesinde bugüne dek aralarında 11. Contact Center World Awards’ta “En İyi Müşteri Deneyimi” kategorisinde kazandığı dünya birinciliği de dahil pek çok ödüle layık görüldü.
Her 5 sunucudan 1’i Nesnelerin İnterneti için çalışacak

Her 5 sunucudan 1’i Nesnelerin İnterneti için çalışacak

Sürücüsüz otomobiller, akıllı evler ve milyarlarca bağlantılı nesne hayatlarımızı değiştirirken, tüm bu dev sistemin çalışabilmesi için veri merkezlerine büyük bir iş düşüyor.



Türkiye’nin en hızlı büyüyen veri merkezi Radore, yatırımların hızla arttığı nesnelerin interneti (IoT) için nasıl altyapılara sahip olunması gerektiğini açıklıyor.

Milyarlarca mobil cihazın yanı sıra bağlantılı otomobiller, akıllı evler, akıllı şebekeler ve sensörlerle birlikte 10 milyarlarca bağlantılı nesne inanılmaz bir veri miktarı oluştururken, çok düşük gecikme sürelerine ihtiyaç duyuyorlar. IDC raporuna göre, tüm dünyada birbirine bağlı cihaz sayısının 2020 yılına gelindiğinde 30 milyarı aşması bekleniyor. Türkiye’de ise M2M abone sayısı şimdiden 4,2 milyonu aştı. Bu cihaz artışıyla birlikte veri merkezlerinden geçen veri trafiği 2016’da 5 zetabayt olarak gerçekleşirken 2019 yılında bu rakamın 10 zetabaytın üzerine çıkması bekleniyor.

Yeni nesil akıllı telefonların artan kapasiteleri, telekom altyapısındaki gelişmeler ve 5G gibi teknolojiler ile birlikte veri merkezlerine önemli bir görev düştüğünü belirten Radore Veri Merkezi Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol, “2020 yılında yalnızca IoT odaklı olarak 200 binden fazla yeni uygulama ve hizmet hayata geçecek. Tüm bu veri yükünün büyük çoğunluğu veri merkezlerinin üzerinde olacak ve IoT verisinin yüzde 84’ü veri merkezlerinden geçecek” dedi. Akyol, yaşanacak değişimi 5 adımda özetledi:

  • IoT’ye özel altyapılar oluşacak. 2020’de tüm dünyada satın alınacak sunucuların yüzde 20’si IoT için kullanılacak.
  • İnanılmaz bir veri yükü ortaya çıkacak. Şu anda tüm dünyadaki 680 milyon akıllı ölçüm cihazı 280 petabayt veri üretiyor. Bu rakam 2013’te Facebook kullanıcılarının ürettiklerine eş değer.
  • Bant genişliği ihtiyacı artacak. Akıllı binalar günde 250 GB veri üretirken, bir uçak sadece bir saat içerisinde 40 terabayt veri ortaya çıkarıyor. Sürücüsüz araçların ise saniyede 1 GB veri üretmesi bekleniyor.
  • Veri güvenliği odak noktası olacak. Günümüzde akıllı otomobillerden, akıllı evlere ve akıllı enerji şebekelerine kadar birçok altyapı siber saldırganlar tarafından hedef alınıyor. Hatta son yıllarda IoT platformundaki cihazları hedef alan Mirai isimli bir kötü amaçlı yazılım, tüm dünyada dikkat çeken siber saldırılar arasında yer aldı.
  • Gerçek zamanlı çözümlerin değeri artacak. Akıllı sistemler hayati altyapı işlevlerini yerine getirmeye başladı. Örneğin binaların iklimlendirme ve su tesisatlarının kontrolleri de bu alanlar arasında geliyor. Bu altyapıların kesintisiz çalışması için akıllı havalandırma ve su pompalama sistemlerinin gerçek zamanlı çalışan kusursuz bir IoT altyapısıyla kontrol edilmesi gerekiyor.
3 farklı internet servis sağlayıcısı ile TNAP üzerinden 7 farklı servis sağlayıcısı ile peering’i bulunan Radore’de bağlantı birebir yedekli ve toplam 1,6 Tbit/s kapasiteli Brocade NetIron XMR 16000’ler ile gerçekleştiriliyor. 100 Gbit Ethernet erişim kapasitesi sunabilen Radore’nin veri merkezi hizmetleri hakkında daha detaylı bilgi için radore.com/data-centeradresini kullanabilirsiniz.
   AYNI ŞİFREYİ TEKRAR TEKRAR  KULLANMAK EN BÜYÜK RİSK!

AYNI ŞİFREYİ TEKRAR TEKRAR KULLANMAK EN BÜYÜK RİSK!

Yapılan son araştırmaya göre, İngiltere’deki gençlerin %50’sinden fazlası birden fazla çevrimiçi hesap için aynı şifreyi kullanıyor. Üstelik bu şifreler çoğunlukla kullanıcıların sosyal medya profillerinden kolayca toplanabilecek evcil hayvan adlarını, aile üyelerini veya kişisel bilgilerini içeriyor. Bu durumun yaratacağı riskleri anlamadıkları takdirde kullanıcıların güvenliği konusunda en iyi uygulamaların dahi yetersiz kalacağını belirten global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs, aynı şifreyi tekrar tekrar kullanma alışkanlığından kurtaracak önerilerde bulunuyor.



Genç İngilizleri hedef alan hackerlar, hedeflerine düşündüklerinden daha kolay ulaşabilirler. Çünkü Birleşik Krallık Hükümeti’nin en son gerçekleştirdiği Siber Bilinçlendirme Kampanyası’na göre, 18-25 yaş aralığındaki İngiliz gençlerin yarısından fazlası, sosyal medya ve alışveriş sitelerini de içeren birden çok çevrimiçi hesap için aynı şifreyi tekrar tekrar kullanıyor. Anket sonuçlarında, katılımcıların sahip oldukları 21 çevrimiçi hesapta aynı şifreyi kullandıkları görülüyor. Üstelik bu şifreler çoğunlukla kullanıcıların sosyal medya profillerinden kolayca toplanabilecek evcil hayvan adlarını, aile üyelerini veya kişisel bilgilerini içeriyor.

Bu durum yeterince kötü değilmiş gibi, gençlerin %79'u, banka hesap özetleri ve detayları ile pasaport bilgilerini de içeren hassas verilerini aktarmak için mesajlaşma uygulamalarını kullandıklarını belirtiyor. Çevrimiçi gönderilen hiçbir bilgi silinmiyor ve üçüncü taraflar tarafından manipüle edilmeye hazır bir şekilde bulutta veya gelen kutusunda kalıyor.

Gençlerin yaygın şekilde sergiledikleri bu dikkatsiz davranış güvenlik uzmanlarının yeni rastladığı bir durum değil. İngiltere'de hükümet, kendi kendilerini maruz bıraktıkları risklere karşı kullanıcıları eğitmek ve veri ihlalleri ile nasıl mücadele edecekleri konusunda bilinçlendirmek için milyonlarca sterlin harcıyor. Gençler, veri hırsızlığı ve kimlik dolandırıcılığı risklerine göz yuman ve mevcut olsa dahi iki faktörlü kimlik doğrulama kurulumunu ihmal eden en dikkatsiz çevrimiçi kullanıcı grubu olarak tanımlanıyor.

Güvenlik uzmanlarının, kullanıcıların davranışlarını değiştirmeye ve siber güvenlik uygulamalarını geliştirmeye yönelik çabalarına karşın, sadece tehdit görünümünde daha kötüye giden bir değişiklik yaşandığı görülüyor. İngiltere Hükümeti’ne göre, kullanıcılar riskleri anlamakta güçlük çekiyorlar ve kendilerinin başına gelmeyeceğini düşünüyorlar.

Eylemlerin veya tehditlerin ciddiyetini anlamadıkları takdirde kullanıcıların güvenliği konusunda en iyi uygulamalar dahi yetersiz kalıyor. Bitdefender Antivirüs uzmanlarına göre 21 çevrimiçi hesap için 21 güçlü parolanın olması gerekiyor. Özellikle IoT cihazların entegrasyonunun bizi internete daha fazla bağlı kılmasıyla, saldırıların artarak devam etmesi bekleniyor.

Tüm Çevrimiçi Hesaplarınızda Aynı Şifreyi Kullanmaya Son Verin

Global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs’e göre hesaplarınızı ve verilerinizi siber saldırılardan korumak için, aynı şifreleri birden çok hesapta kullanmaya derhal son vermeniz gerekiyor. Tüm hesaplarınızın, özellikle de perakende, finans, seyahat ve devlet kurumları ile ilgili hesapların, güçlü ve benzersiz şifrelerle korunması ciddi önem taşıyor. Güçlü bir şifrenin en az 8 karakter olması ve büyük harf, küçük harf, rakam ve özel karakterlerden oluşan bir karışım içermesi gerekiyor. Bitdefender Antivirüs’ün aynı şifreyi tekrar tekrar kullanma alışkanlığından kurtulmanıza yardımcı olacak bazı ek ipuçları ise şöyle:

İki faktörlü kimlik doğrulamasını etkinleştirin. Tüm çevrimiçi hesaplarda, özellikle hedef kitlesi yüksek web sitelerinde ve sosyal medya ve çevrimiçi bankacılık hesapları gibi uygulamalarda, iki faktörlü kimlik doğrulamasını etkinleştirin.

Giriş bildirimlerini etkinleştirin. Şüpheli hesap etkinliğini ve giriş denemelerini proaktif bir şekilde izlemek için giriş bildirimlerini metin veya e-posta yoluyla etkinleştirin.

Bir şifre yöneticisi kullanın. Uzun ve karmaşık şifreler oluşturmakta ve yönetmekte zorluk çekiyorsanız, Bitdefender Password Manager gibi bir şifre yöneticisi kullanın. Password Manager, parolalarınızı takip etmenizi, gizliliğinizi korumanızı ve güvenli bir tarayıcı deneyimi yaşamanızı sağlar. Kimlik bilgilerinize erişmek için tek bir ana şifre kullanan Password Manager, şifrelerinizi güvende tutmanızı kolaylaştırır. Çevrimiçi etkinlikleriniz için en iyi korumayı sunan Password Manager, Bitdefender Safepay™ ile entegre çalışır ve özel verilerinizin tehlikeye atılacağı çeşitli yollar için birleşik bir çözüm sunar.

Şifrelerinizi yılda iki kez güncelleyin. Güçlü bir parola olsa bile parolalarınızı yılda iki kez güncelleyin. Bir veri ihlali aylar hatta yıllar sonra ortaya çıksa da bu sizi korsanların bir adım önünde tutacaktır.

26 Şubat 2018 Pazartesi

Sigorta şirketleri yarışıyor

Sigorta şirketleri yarışıyor

2017’de yükselen sigorta teknolojileri (Insurtech) 2018’de üretime geçecek! KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Sinem Cantürk, “Geleneksel yöntemleri teknolojiyle birleştiren sigorta devleri Insurtech firmaları olma yolunda ilk adımları attı. Bugüne kadar projeler geliştiren Insurtech girişimleri, 2018 yılında üretime başlayacak” dedi.




KPMG, Insurtech alanında yaptığı araştırmalarla sektörün geleceğini değerlendirdi. KPMG’nin küresel araştırmaları hakkında bilgi veren KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Sinem Cantürk, “Sigorta sektörüne çözümler sunmak amacıyla kurulan Insurtech adı verilen teknoloji şirketleri, sektörde bir dönüşüme yol açtı. Geleneksel yöntemlerle çalışan sigortacılık devleri artık Insurtech girişimleriyle yaptıkları ortaklıklarla teknolojik dönüşüm yönünde adımlar atıyorlar. Son dönemde bu alanda hızlanan sektör oyuncuları 2017’de yükselişe geçti” dedi.


“Sektörde pilot projeler üretime göre ölçeklenerek 2018’de Insurtech’e ciddi bir ivme kazandıracak” diyen Cantürk, “2018 yılında teknolojilerin yarattığı avantajlara odaklanılacağını düşünüyoruz. Müşteri bağlılığı yaratan, riskleri minimize eden ve otomasyon yoluyla kaliteyi artıran teknolojilere sektörün ilgisi büyük. Ayrıca teknolojilerin sağladığı tasarruf fırsatlarının değerlendirilmesi adına da şirketleri yoğun bir çalışma dönemi bekliyor. Bu çerçevede baktığımızda 2018’in Insurtech çözümlerinin projelendirme aşamasından, üretim aşamasına geçiş yapacağı bir yıl olmasını öngörüyoruz” ifadesini kullandı.


Insurtech’de gelişimin temelinin yatırımlar olduğunu dile getiren Cantürk, “Daha fazla sayıda firmanın ekosisteme geliştirici, yatırımcı gibi farklı rollerde katılmasını ve girişimlere yönelik kurumsal yatırımların 2018’de de artmaya devam etmesini bekliyoruz. Sigorta şirketlerinin desteği, Insurtech firmaları için aynı zamanda engin bir deneyim anlamına da geliyor. Bu nedenle kurumsal yatırımlar, sektörün gelişimi adına büyük önem taşıyor” dedi.


Cantürk şöyle devam etti:
“Bağlantılı sigorta kavramı, sigorta şirketini müşterinin günlük hayatının bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor. Bu kavram tüketici odaklı sağlık monitörlerinden ve nesnelerin interneti özellikli araçlardan telematiğe kadar bir dizi teknolojiyi esas alıyor. Bu noktada Insurtech kavramı da değer kazanıyor…”


Dünyanın Insurtech merkezleri
Sinem Cantürk, KPMG’nin Küresel Insurtech Öngörüleri 2018 araştırmasından öne çıkan başlıkları şöyle yorumladı:
  • Blockchain hareketliliğini sürdürüyor. 2017 yılı boyunca blockchain konsorsiyumları yükselişe geçti. Sayıları giderek artan birçok firma blockchain alanında gelişim göstermeye devam ettikçe, konsorsiyumlar 2018’de de büyüyecek.
  • Çok daha fazla sayıda ülke Insurtech merkezleri geliştirme adına çalışmalarını hızlandıracak. Singapur, Belçika, Bermuda ve Hindistan gibi farklı ülkeler, 2018’de gelişimleriyle öne çıkacak.
  • Insurtech açısından ‘hangi’ teknolojinin popüler olacağı soruluyor. Tüm yeni teknolojiler (Telematik, Robotik, Sanal/Artırılmış Gerçeklik, Makine Öğrenimi ve Yapay Zeka, Nesnelerin İnterneti, Drone teknolojileri) ancak birlikte varolduklarında ve güçleri bir araya geldiğinde sigorta sektörü için Insurtech’i potansiyel gücüne ulaştırabilirler. Bu nedenle sigorta alanında kullanılabilecek tüm teknolojiler, sektörün dikkatini çekiyor.
Sigorta şirketleri yarışıyor
Cantürk, 2018’de Insurtech’in yoğun ilgi göreceği sektörleri şöyle açıkladı:
  • Sürücüsüz araçlar: Son aylarda ciddi yatırım yapılan sürücüsüz araçlar için düzenleyici kurumlar ve hükümetler son derece iştahlı. Geleneksel büyük sigorta şirketleri de, sürücüz araçlar ekosisteminin çözüm ortağı haline gelmek için büyük bir yarış içinde.
  • Siber sigorta: Son zamanlarda gündeme gelen siber güvenlik sigortaları 2018’de de konuşuluyor olacak. Piyasadaki mevcut siber sigorta ürünlerinin henüz yetersiz, yüksek fiyatlı ve şirketlerin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak kapsama sahip olmaması nedeniyle Insurtech piyasası gelişim için fırsat yakalayacak.
  • Havacılık ve drone: Niş bir alan olarak görülse de gelecekte ciddi bir büyüme yakalanacağı düşünülüyor. Örneğin hasar bölgelerinin ya da doğal felaketlerden etkilenmiş alanların uzaktan incelenmesi amacıyla kullanılan drone ve insansız hava araçları, sigorta şirketlerinin radarına girmeye başladı bile.
Lenovo, Mobil Dünya Kongresi 2018’de Zekanın, Cihazlardan Veri Merkezine Kadar Her Şeyi Dönüştürdüğünü Gösteriyor

Lenovo, Mobil Dünya Kongresi 2018’de Zekanın, Cihazlardan Veri Merkezine Kadar Her Şeyi Dönüştürdüğünü Gösteriyor

Lenovo, Mobil Dünya Kongresi 2018’de Zekanın, Cihazlardan Veri Merkezine Kadar
Her Şeyi Dönüştürdüğünü Gösteriyor



Lenovo bugün Mobil dünya Kongresi'nde tanıttığı yeni ürünlerle, stratejisini Artırılmış Zekaya taşıdığını gösterdi.
Lenovo, Mobil Dünya Kongresi’nde sergilenen yeni Artırılmış Gerçeklik, Sanal Gerçeklik ve sesle kumanda edilen teknolojiler aracılığıyla, insanlara yaşamak, çalışmak ve oyun oynamak için yeni yollar sunuyor.

Ses Konusunda Farklı Bir Yaklaşım

Lenovo'nun PC ve Akıllı Cihaz tarafında, Artırılmış Zeka en önemli inovasyonların odağını oluşturuyor.

Bunlar arasında Yoga dizüstü bilgisayar ailesinin en yeni üyeleri olan Yoga 730 ve yeni Yoga 530 ürünleri bulunuyor. Bu ürünler, ellerinizi kullanmanıza gerek kalmadan akıllı yardım olanağı sunan Artırılmış Zekanın gücünden yararlanıyor. Hem Cortana hem de Alexa’nın bulunduğu Yoga 730 modeli, bir odanın her yerinden verilen sesli komutları tanıyabiliyor.

Lenovo'nun, eğitim amacıyla oluşturulmuş yeni üçlüsü Lenovo 500e, 300e 2'si 1 arada ve 100e Chromebook ürünleri de tanıtıldı. Düşmelere ve sıvı dökülmelerine karşı koruyucu tasarımlarının ötesinde;
  • 300e Chromebook; Lenovo Enhanced Touch (Geliştirilmiş Dokunma) teknolojisine sahip. Bu teknoloji, ekranın her gün kullandığınız nesnelerle etkileşimde bulunmasına imkan veriyor.
  • 500e Chromebook ise Google®’ın yazma ve taslak çizimi için neredeyse hiç duraklama olmaksızın gerçekleşen yenilikçi algoritmalarını içeren bir EMR Pen içeriyor.
Tüketici Elektroniği Fuarı 2018’de (CES 2018) duyurusu yapılan yeni Lenovo Smart Display, daha akıllı yaşamak için evde teknoloji kullanımını daha kolay, sezgisel ve paylaşımlı hale getiriyor. Bu ürün, Google Assistant’ın ses yeteneğini canlı tam HD dokunmatik ekranla bir araya getiriyor. Bağlantılı akıllı ev cihazları için bir kumanda merkezi olarak kullanılabilecek olan bu ürün, yalnızca sesinizle veya ekrana bir bakışınızla kumanda edilebiliyor.

Farklı Bir Akıllı Telefon Deneyimi

Motorola, önemli akıllı telefon özellikleri ve sağlığınızı izlemenize yardımcı olan Moto Modlar ile sektörde yenilikler yaratmaya nasıl devam ettiğini ve inovasyonun nasıl DNA’larımızda yaşadığını gösteriyor.

Vital Moto Mod, büyük ve küçük tansiyonunuzu doğru olarak vermenin yanı sıra beş yaşamsal belirtinizi Moto Z cihazınızdan kolaylıkla ölçmenizi sağlıyor.

Motorola, yakın zamanda yayınlanan küresel Telefon-Yaşam Dengesi Araştırması’nda elde ettiği temel öngörüleri de etkinlikte paylaştı. Bu araştırma, Harvard Üniversitesi’nde Akıl-Beyin Davranışları ve Mutluluk Bilimi konularında tanınmış bir uzman olan Dr. Nancy Etcoff ile birlikte yapıldı. Çalışma, başkalarıyla ve kendimizle olan ilişkilerimizi etkileyen sorunlu davranışları tanımlıyor ve dijital dünyada büyümüş genç nesillere dair endişe verici bulgular ışığında, insanların telefonlarını nasıl yakın olduklarını insanların bile önünde konumlandırdıklarını gösteriyor.



Lenovo (HKSE: 992) (ADR: LNVGY) 43 milyar dolarlık değeriyle, tüketici, ticari ve kurumsal alanda yenilikçi teknoloji çözümleri sağlayan lider bir global Fortune 500 şirketidir. Yüksek kaliteli, güvenli ürünler ve hizmetlerden oluşan portföyümüz, bilgisayarlar (efsanevi Think ve çok fonksiyonlu Yoga markaları dahil), iş istasyonları, sunucular, depolama ürünleri, akıllı TV’lerin yanı sıra, akıllı telefonlar (Motorola markası dahil), tabletler ve uygulamalar gibi mobil ürünlerden oluşan bir ürün ailesini kapsar. Daha fazla bilgi için bizi Facebook, Twitter, LinkedIn ve Instagram hesaplarımızdan takip edebilirsiniz. 
Beko’dan Türkçe Sesli Komutlu TV

Beko’dan Türkçe Sesli Komutlu TV


Avrupa’nın solo beyaz eşya lideri Beko, Türkiye’de tasarlayıp ürettiği sesli komut özelliğine sahip akıllı televizyonunu tüketicileriyle buluşturdu. Arçelik A.Ş. Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer, “Müşterilerimizin ihtiyaçlarına odaklanıyor, her zaman daha iyi ürün ve hizmeti sunabilmek için tüketici araştırmaları yapıyoruz. Türkçe sesli komut özelliğine sahip ürünümüzü tasarlarken de tüketicilerimizin akıllı TV’leri kolay kullanım ihtiyaçlarından yola çıktık. Geleceğin evleri akıllı cihazlar ve sesli kontrol sistemleriyle şekilleniyor. Sesli kontrol hayatımızın hemen her alanına girmeye başladı. Türk tüketicisini geleceğin teknolojileriyle tanıştırmanın haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.



Lider ev elektroniği markası Beko, tüketicilerine kullanım kolaylığı sağlamak için Türkçe sesli komut özelliğine sahip akıllı televizyonu geliştirdi. Türk mühendislerin tasarladığı televizyon, sesli komutla da çalışan akıllı kumandası sayesinde konuşarak TV’yi kontrol etme imkanı sunuyor.

Tüketicilerinin hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen Beko’nun devreye aldığı yeni akıllı TV platformunda, Türkçe sesli komutla kanal değiştirilebiliyor; içerik aratma, uygulama başlatma, televizyonu açıp kapatma ve ses seviyesi ayarlama gibi birçok işlev daha pratik ve hızlı şekilde gerçekleştirilebiliyor. Örneğin; kanal numarasını hatırlama zorunluluğunu ortadan kaldırarak kanallar arası geçişi sesle yapmayı mümkün kılıyor.

Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer, “Müşterilerimizin ihtiyaçlarına odaklanıyor, her zaman daha iyi ürün ve hizmeti sunabilmek için tüketici araştırmaları yapıyoruz. Türkçe sesli komut özelliğine sahip ürünümüzütasarlarken de tüketicilerimizin akıllı TV’leri kolay kullanım ihtiyaçlarından yola çıktık. Geleceğin evleri akıllı cihazlar ve sesli kontrol sistemleriyle şekilleniyor. Sesli kontrol hayatımızın hemen her alanına girmeye başladı. Türk tüketicisini geleceğin teknolojileriyle tanıştırmanın haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.

Üst seviyede Türkçe komut algılama ve hızlı tepki süresine sahip olan akıllı kumanda, Beko Quatro UHD+ TV’lerle birlikte sunuluyor. Beko Quatro UHD+ TV’lerdeki Quick Smart platformu ise tamamen kişiselleştirilebilir yapısı ile kullanıcılara ana menüyü diledikleri şekilde oluşturma imkanı sağlıyor.

Quatro UHD+ TV’ler 4K UHD çözünürlük, HDR, Wide Color Gamut, Video Perfection Engine gibi görüntü özellikleri sayesinde çok daha canlı renk ve akıcı görüntü sunuyor. Öne, arkaya ve aşağıya bakan 8 adet hoparlörüyle üç boyutlu ses teknolojisine sahip Beko Quatro UHD+ TV’ler güçlü ve kusursuz bir ses deneyimi yaşatıyor. İnce ve alüminyum tasarım da ürüne şıklık kazandırıyor.

B49L 9785 5S model kodu ile 49”-123 Ekran Quatro UHD+ TV’nin Tavsiye Edilen Perakende fiyatı: 3.599 TL
B55L 9785 5S model kodu ile 55”-139 Ekran Quatro UHD+ TV’nin Tavsiye Edilen Perakende fiyatı: 4.199 TL
B65L 9785 5S model kodu ile 65”-165 Ekran Quatro UHD+ TV’nin Tavsiye Edilen Perakende fiyatı: 6.699 TL
Sony’nin yenilenen tasarımı ile "Xperia™ serisi, akıllı telefonda eğlenceyi en üst seviyeye taşıyor

Sony’nin yenilenen tasarımı ile "Xperia™ serisi, akıllı telefonda eğlenceyi en üst seviyeye taşıyor


  • Xperia XZ2, içeriklerinize hayat veren genişletilmiş 5.7 inç HDR Full HD+ ekranı, güçlü stereo hoparlörleri ve yepyeni Dinamik Titreşim Sistemi ile duyularınızı büyüleyen en kapsamlı eğlence cihazı. Motion Eye™ kamera, bir akıllı telefonda[i]dünyanın ilk 4K HDR Film kayıtve Full HD 960FPS Süper yavaş çekim özelliklerine sahip.
  • Dünyanın en kompakt akıllı telefonu[ii] XZ2 Compact, genişletilmiş 5 inç HDR Full HD+ ekranı, en son Motion Eye kamera deneyimi ve Sony’nin gelişmiş AV teknolojileri ile premium performans sunuyor

  • Ultra yüksek hassasiyetli yepyeni çift kamera teknolojisi, MWC’de ilk kez görücüye çıktı.
  • Büyük bir heyecanla beklenen kablosuz “açık kulak” stereo mikrofonlu kulaklık Xperia Ear Duo, müzik dinlerken ortam sesini de duymayı sağlayan “Çift Dinleme” teknolojisi ile dikkat çekiyor.
MWC, 26 Şubat 2018  Sony Mobile, Xperia’nın mühendislik ve tasarımında eşsiz bir evrime imza atarak bugün amiral gemisi ürün yelpazesine iki yeni akıllı telefonXperia XZ2 ve Xperia XZ2 Compact’ı eklediğini duyurdu. Ayrıca büyük merakla beklenen kablosuz “açık kulak” stereo mikrofonlu kulaklık Xperia Ear Duo’u kullanıma sunduğunu açıkladı.

Kullanıcılarına bugüne kadarki en kapsamlı eğlence deneyimlerini sunma üzerine inşa edilen her iki telefon modeli kamera, ekran ve ses teknolojisinde muazzam ilerlemelerin yanı sıra elde mükemmel şekilde oturacak harika yeni bir tasarım ile geliyor.

Sony Mobile’ın, son derece loş ışıktaki resimler dahil, görülmeyeni görme gücüne sahip yeni ultra yüksek hassasiyetli kamera teknolojisi, akıllı telefon kamerasında yeni bir devrin kapılarını aralıyor. Özgür hissetmek için tasarlananan Xperia Ear Duo, müzik dinleyip bildirimleri alırken eş zamanlı olaraketraftaki ses veya konuşmaları duyabilmek için “Çift Dinleme” teknolojisine sahip.

“Şayet önceliğiniz eğlence ise, yeni Xperia XZ2 ve XZ2 Compact sizin akıllı telefonunuz” diyen Sony Mobile Communications Global Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Hideyuki Furumi, sözlerini şöyle sürdürdü: “İçinde bulunan, birinci sınıf teknolojiden yeni şık, sofistike tasarımına kadar, bu akıllı telefonlar ihtiyaç duyduğunuz her şeyi ve muhtemelen daha da fazlasını sunuyor. Video kayıt, izleme ve müzik dinleme için yeni ürünlerimiz ile Sony’nin sınırlarını daha da ileriye taşıyarak, en üst düzeyde eğlence sunuyoruz.”

Kamera teknolojisi inovasyon ön gösterimi
Sony Mobile, akıllı telefonda sofistike bir kameranın bulunmasının ne kadar önemli olduğunu bilerek sınırlarını daha da ileriye taşıyan; son derece loş ışıktaki resimler dahil, görülmeyeni görme gücüne sahip yeni ultra yüksek hassasiyetli kamera teknolojisini tanıttı. Yeni geliştirilen çift kamera ve Sony Mobile’ın gerçek zamanlı işlem yapmayı mümkün kılan, yeni geliştirilen füzyon görüntü sinyal işlemcisi, fotoğraflar için 51200, videolar için ise 12800 olan eşi görülmemiş ISO hassasiyeti sunuyor. Halen sadece değiştirilebilir lensli fotoğraf makinelerinde mümkün olan ISO hassasiyeti sayesinde ise son derece karanlık koşullarda görüntülerin kusursuz çekilmesine imkan veriyor. Ultra yüksek hassasiyet, kullanıcıların daha parlak görüntüleri daha az gürültülü ve daha net çekmesine olanak sağlıyor. Sony’nin yeni kamera teknolojisi, fotoğraf ve kamera meraklılarının iştahını daha da kabartacak bir teknolojik inovasyon olarak gösteriliyor.

Xperia Ear Duo, kablosuz mikrofonlu kulaklığı yeniden hayal etmek üzere üretildi
Sony Mobile Communications Akıllı Ürün İş Grubu Başkan Vekili Hiroshi Ito,“Xperia Ear Duo, neredeyse yüzyıla yakın bir sürede ses ve akustik araştırmalarında öğrendiklerimizi temsil ediyor. Hayatı kolaylaştırmak için tasarladığımız “Çift Dinleme” deneyimi sunan ilk kablosuz mikrofonlu kulaklık, eş zamanlı olarak müzik dinleyip bildirimleri duyarken etrafınızdaki dünyadan sesleri de duyma becerisi ile çığır açıyor”.

25 Şubat 2018 Pazar

5 yeni Nokia telefon tanıtıldı

5 yeni Nokia telefon tanıtıldı

Android One programına olan sadakatiyle birlikte saf, güvenli ve her zaman güncel Android ile güçlendirilmiş akıllı telefon portföyünü güçlendirdi
4G özelliği bulunan efsanevi Nokia 8110 yenilendi!



Nokia telefonların evi HMD Global, ödüllü Android portföyüne 4 yeni akıllı telefon eklendiğini duyurdu: Nokia 8 Sirocco, Nokia 7 Plus, yeni Nokia 6 ve Nokia 1. Bir Nokia telefondan beklenen incelikli işçilik, tüm yeni akıllı telefonlarda sağlamlık ve dayanıklılık olarak hayat bulurken, tüm seri malzeme ve tasarımda sınırları yeniden belirliyor.
Saf, akıllı, güvenli ve her zaman güncel Android deneyimi sunmanın yanı sıra HMD Global, Google tarafından tüm cihazlarındai Android One programına seçilen ilk dünya çapındaki iş ortağı olduğunu duyurdu. Benzersiz Android deneyimi sunmak için tasarlanan Nokia akıllı telefonlar, küresel program için birer biçilmiş kaftan olduğunu kanıtladı.

Bu etkileyici yeni Android akıllı telefonlara ek olarak, ikonik Nokia 8110 yeniden hayat bularak, 4G bağlantı, Google Assistant, Google Maps, Google Search, Facebook ve Twitter gibi uygulamalarla birlikte kayan kapaklı tasarımıyla kullanıcıların beğenisine yeniden sunuldu.

Saf, güvenli ve her zaman güncel yaklaşım Android One ile güçlendi
3 yeni Nokia akıllı telefon, Nokia 8 Sirocco, Nokia 7 Plus ve yeni Nokia 6, Android One ailesine katılarak, Google tarafından tasarlanan yüksek kalitede yazılım deneyimi sunuyor. Her bir telefon, en güncel Yapay Zekâ (AI) tabanlı inovasyonlarla her zaman yeni kalırken, Google tarafından sağlanan en üst seviye güvenliğe kavuşuyor. Saf Android ile birlikte Nokia akıllı telefonlar, gereksiz kullanıcı arayüzü (UI) değişiklikleri ya da pil ömrünü yiyen, performansını düşüren gizli işlemler bulunmayan bir deneyim sunuyor. Her bir yeni telefon, sınırlı sayıda önden yüklenmiş uygulama ile geliyor ve böylece kullanıcıların daha fazla depolama kapasitesine sahip olmasının yanı sıra her zaman en güncel inovasyonlarla hep bir adım önde olmalarını sağlıyor.

Android Oreo ile birlikte kutudan çıkan akıllı telefonlarla kullanıcılar, birden fazla işlemi aynı anda yapabilmek için Picture-in-Picture, Android Instant Apps ile uygulama en kolay şekilde keşfetme ve çalıştırma, 60 yeni fantastik emoji ve arka planda çalışan uygulamaları sınırlama gibi pil ömrünü maksimize eden en son özelliklerin keyfini çıkarabiliyor.

4 yeni Nokia Android akıllı telefon ile portföy genişliyor

Nokia 8 Sirocco: Bugüne kadarki en güzel Nokia akıllı telefon!
Nokia akıllı telefonların zengin tasarım mirasından ilham alınan Nokia telefonlar, Nokia 8 Sirocco’nun zarif tasarımı ve kompakt yapısıyla, ince işçilik ile amacına uygu inovasyonun ideal karışımını temsil ediyor. Geliştirilmiş Çift-Görüş, ZEISS lens ve Nokia’nın özenle ayarlanmış ses gücüne sahip olan etkileyici hikaye aktarım özellikleriyle Nokia 8 Sirocco, bugüne kadarki en güzel Nokia akıllı telefon.

Kavisli camını saran özenle tasarlanmış paslanmaz çelik çerçeve, dayanıklılık ve güzelliği bir arada sunuyor. Yalnızca 2 milimetre kalınlığındaki kenarıyla Nokia 8 Sirocco, baştan uca 2K 5.5 inç pOLED ekranını saran daha küçük çerçeve ve kavisli gövdeye gömülmesiyle ultra kompakt bir his veriyor.

Paslanmaz çelik çerçevesi, 6000 serisi alüminyumdan 2.5 kat daha güçlü olan telefonda, günlük darbelerden zarar görmemesi için 3D Corning Gorilla Glass 5 yer alıyor. Mücevherle parlatılmış paslanmaz çelik çerçevesinin de etkisiyle hafifliği ve tamamen dengeli yapısıyla kullanıcıların elinde çok daha güvenli bir his yaratıyor.

Nokia 8 Sirocco’nun aşırı hassas ve geniş açılı ana kamerayı bir araya getiren çift arka sensörü ve ZEISS optik lensleri, düşük ışıkta etkileyici bir performans sunuyor. Bununla birlikte 2x optik yakınlaştırma özelliğine sahip ikinci bir 13 MP’lik sensör kaliteyi artırıyor. Pro Camera modu ile tamamen kullanıcıların istediği gibi kontrol edilmesine olanak tanıması, çekilen her bir fotoğrafın bir profesyonelin elinden çıkmış hissi yaratmasını sağlıyor.

Nokia 7 Plus: Herkes için en üst seviye kahraman
Muhteşem içerikler yaratmak isteyen kullanıcılar için üretilen Nokia 7 Plus, ekranı, gücü, tasarımı ve özellikleriyle akıllı telefon portföyünün gerçek kahramanı haline getiriyor. Innovatif optik donanımı ve resim algoritmasıyla Nokia 7 Plus, her anı hayatın ta kendisi olan bir fotoğrafa dönüştürüyor. Geliştirilmiş Çift-Görüş, çift arka sensöre sahip ZEISS optik lensler aşırı hassas 12MP geniş açı ana kamera ile hem düşük ışıkta hem de aşırı parlak durumlarda mükemmel performans sunarken, 13 MP’lik kamera 2x optik yakınlaştırma ile birlikte istenen anların daha da yakında olmasını sağlıyor.

Daha uzun süre kayıt ve içerikten keyif alınması için geliştirilen Nokia 7 Plus, güçlü Qualcomm Snapdragon 660 Mobil platformu taşıyor. Platform, Facebook ya da Youtube üzerinden çift kamera kullanarak yapılan #Bothie canlı yayınlarında dahi en üst düzey performans ve pil ömrü için tasarlandı. Zaten güçlü olan 3800 mAh’lik pilin her bir noktası optimize edilerek Nokia 7’nin 2 gün boyunca pil ömrü sunması sağlandı.

Arkası kavisli ve ince kenarları ile büyük ekran deneyiminin rahatça yaşanması için tasarlandı. 6 inçlik 18:9 Full HD+ ekran Nokia 7’yi, internette gezinmek, sosyal medya kullanımı, oyun ve eğlence için kusursuz hale getirirken, geleneksel 5.5 inç ekranlı cihazlara kıyasla aynı genişlikle daha fazla içerik fırsatı veriyor.

Nokia 7 Plus’ın Türkiye’de 2899 TL’den piyasada olması bekleniyor.

Yeni Nokia 6: Ödüllü telefon artık daha da iyi
Selefinin elde ettiği başarısını sürdüren yeni Nokia 6, daha güçlü performans ve yeni özelliklerini daha kompakt ve sağlam bir gövdede buluşturuyor. Ödüllü selefinden yüzde 60 daha hızlı olan ve Çift-Görüş, ZEISS optik, USB-C hızlı şarj, daha kompakt ekran ve gövde oranı, Nokia uzaysal ses ile saf, güvenli ve en güncel Android Oreo özellikleriyle kullanıcılarla buluşuyor.

Yeni Nokia 6, tek bir blok olarak hazırlanan, 11 saatlik iki ton anotlama ve parlatma işleminden geçen 6000 serisi alüminyum gövdeyi ince işçiliği ile bir adım öteye götürüyor. Hasara dayanıklı Corning Gorilla Glass ile güçlendirilen 2.5D ekranıyla yeni Nokia 6, kompakt ve yenilenen gövdesiyle evladiyelik olarak üretildi. Kullanıcıların hızlı ve sorunsuz bir performansı gün boyu elde edebilmesi için Qualcomm Snapdragon 630 mobil platformu entegre edildi.

Yeni Nokia 6’nın Türkiye fiyatının 1699 TL olması bekleniyor.

Nokia 1: Nokia akıllı telefon deneyimini sonuna kadar yaşayın
Teknolojide çığır açan donanımıyla bir Nokia telefondan bekleyeceğiniz tüm akıllı telefon gereksinimlerini yerine getiren Nokia 1, tasarımıyla da dikkat çekiyor. Telefon, 1GB veya daha az RAM’e sahip telefonlar için optimize edilmiş Android Oreo™ (Go edition) işletim sistemiyle satışa çıkıyor. Hafif ve hızlı cevap veren menülere sahip Nokia 1’i kullanarak, Google Play™ Store’daki WhatsApp, Facebook, Instagram veya mobil bankacılık uygulamalarını indirebilir, ayrıca Android Oreo™ (Go edition) için optimize edilmiş uygulamaları da rahatça kullanabilirsiniz.

Birçok canlı renk seçeneğiyle satışa sunulacak Nokia 1, kolay takılıp çıkarılabilir ve tarzınızı yansıtabileceğiniz Xprees-on kapakları sayesinde de renkli bir kullanım sunuyor. Her biri telefonun kasasıyla uyumlu bir şekilde üretilen kapaklar, iki-tonlu polikarbon ve sağlam yapısıyla dikkat çekiyor.

Nokia 1, 699 TL’den Türkiye’deki kullanıcılarla buluşacak.

Orijinal Tasarımdan Vazgeçemeyenler için Nokia 8110
Efsaneleşmiş kayan kapak tasarımıyla akıllarda yer eden Nokia 8110, 4G özelliğiyle geri dönüyor. Bir akıllı telefonda bulunması gereken tüm donanıma sahip telefon, ihtiyacınız olan her şeyi karşılıyor.

Kullanımı kolay ve daha önce alışık olunan bir arayüzle gelen Nokia 8110’un bağımlılık yapan ekseni üzerinde helikopter gibi döndürülmesinin yanı sıra kapağı kaydırarak çağrıları cevaplayabiliyor veya sonlandırabiliyorsunuz. Bir Nokia telefonundan beklenen tüm ustalığa ve özelliklere sahip telefon, dayanıklı ve güvenli yapısıyla öne çıkıyor. Sesi karşı tarafa en net şekilde ulaştıran VoLTE teknolojisini kullanan telefon, 4G özelliklere sahip ikonik bir telefon kullanmak isteyenler için eşsiz bir seçenek olarak öne çıkıyor. Google Assistant, Google Search, Google Maps, Facebook ve Twitter gibi popüler uygulamaları kullanabileceğiniz Nokia 8110 ile kolayca e-mail alıp yollayabiliyor, takviminizi Outlook ve Gmail ile eşleştirebiliyorsunuz. Qualcomm® 205 Mobile Platform’a sahip telefon, efsane oyun Yılan’ın da yenilenmiş versiyonuyla kullanıcılara sunulacak.

Efsanevi Nokia 8110’un yenilenen versiyonunun 599 TL’den raflardaki yerini alması bekleniyor.
Konu hakkında değerlendirmede bulunan HMD Global CEO’su Florian Seiche, “Geçtiğimiz sene bu zamanlar büyük bir sorumluluk alarak ve büyük bir beklentiyle teknoloji alanında en yenilikçi markalar arasında yer alan Nokia’nın mirasını yaşatmak için yola çıkmıştık. O günden bu yana birçok sevilen ürünü tüketicilerle buluşturmanın yanı sıra birçok iş birliğine de imza atarak Android deneyimini akıllı telefon portföyümüze katma başarısı gösterdik. Geçtiğimiz sene 70 milyonun üzerine Nokia telefon ürettik. Ürün portföyümüzü genişletirken daima bir vizyona bağlı kaldık; bu da kullanıcılarımızın beklentilerini karşılayacak tam donanımlı Nokia telefonlar üretmekti. Bu süreç bizim için oldukça keyifliydi ve önümüzdeki dönemde portföyümüzü daha da genişletme kapsamında tüketicilerimizin sevebileceği, güveneceği ve kalitesine inanacağı telefonlar üreterek başarımızı sürdüreceğiz,” dedi.

HMD Global Ürün Müdürü Juho Sarvikas şu şekilde konuştu:
“Ürün portföyümüzü beş yeni telefonla birlikte genişlettiğimiz için çok mutluyuz. Nokia 8 Sirocco ile akıllı telefon tasarımına yeni standartlar getiriyor, Nokia 1 ile de en ulaşılabilir akıllı telefonumuzu piyasaya sürüyoruz. Kullanıcılar, bu cihazlarımızda mühendislik konusundaki yenilikçi yaklaşımımızı ve görüntüleme konusundaki güçlü mirasımızı ZEISS ile yaptığımız iş birliğimiz sayesinde deneyimleme fırsatı bulacak. Bir Nokia telefonundan beklenen güvenilirlik ve dayanıklılık özelliklerini yansıtan bu telefonlarda en iyi malzemeleri kullandığımızı ve farklılaşan kaliteyi göreceksiniz. Günümüz ihtiyaçlarını karşılayan akıllı telefon tasarımları ürettiğimiz için gurur duyuyoruz. Sade, güvenli ve güncel bir Android işletim sistemine sahip telefonları üretmek stratejimizin temel taşını oluşturuyor ve bu da tüketiciler tarafından oldukça benimsendi. Bugün bu stratejiyi bir adım daha öteye taşıyarak Android One programının lider iş ortağı oluyoruz ve bu sayede Google tarafından benimsenmiş bir deneyimi kullanıcılarımızla buluşturuyoruz.”

HMD Global Başkan Yardımcısı ve Pazarlama Müdürü Pekka Rantala ise şunları söyledi:
“Akıllı telefon günlük hayatta her zaman yanımızda bulunan ve insanların güveneceği bir ürün olarak öne çıkıyor. Geçen sene gerçek bir Nokia telefonunun tüm özelliklerini yansıtan ürünler sunacağımıza ve Nokia marka telefonlara olan güveni boşa çıkarmayacağımıza söz vermiştik. Bu sebeple Android One programına katıldığımız için çok heyecanlıyız ve bu sözü yerine getirmek için bu adımın önemli olduğunu düşünüyoruz. Bugün duyurduğumuz bu 5 yeni telefonla, Nokia kullanıcıları gerçek anlamda güvenebilecekleri bir telefona kavuştuğuna inanıyoruz.”

Jamie Rosenberg, VP, Business & Operations, Android & Google Play:
“Android One en üst düzey iş ortağı programımız ve yeni Nokia akıllı telefonların bulunduğu bu kapsamlı ürün gamı bugüne kadarki en büyük iş ortaklığımız oldu. Tüm dünyadaki kullanıcılar, ihtiyaçlarına en uygun cihazı bulabilmenin yanı sıra akıllı, güvenli ve kısaca muhteşem deneyim sunan en üst düzey donanım ile yazılıma sahip olduklarını bilme fırsatı yakalayacaklar.”